71,76. “Rabbin meleklere şöyle demişti: “Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın. İblisten başka bütün melekler secde etmişlerdi. O, büyüklük taslamış ve inkârcılardan olmuştu. Allah: “Ey İblis, kudretimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlananlardan mısın?” dedi. İblis: “Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın” dedi.” Adem’in (a.s) yaratılışı, halifelik özelliğinin kazandırılması, yâni kendisine ruh üfürülmesi, ilim, akıl ve irade verilmesi, Allah’ın bu kararını kabul adına tüm meleklerin ona secdeyle emredilmesi, İblisin sec-de etmeyişi konusu Bakara’da, A’râf’ta, Hicr’de, İsrâ’da, Kâf ve Tâhâ sûrelerinde uzun uzun anlatıldı. Burada bu konunun son durağı olarak bir özet görüyoruz. Önceki sûrelerde detaylı bir biçimde üzerinde durduğumuz için, burada sadece Rabbimizin, “ona ruhumdan üfürdüğüm ve kendi elimle yarattığım halde niçin secde etmedin,” ifadesi üzerinde bir iki söz söyleyip geçeceğim: Rabbimiz buyuruyor ki, “niye? Ne oldu sana ey İblis? Ben Adem’i iki elimle yarattım. Ona ruhumdan üfürdüm. Niye ona secde etmedin? Ona ruhumdan üfürdüm ve iki elimle yarattım onu.” Bunu nasıl anlayacağız? Yâni Allah Adem’e kendi ruhunu üfürdü de kendisi ruhsuz kaldı diye mi anlayacağız? Hâşâ, böyle bir anlayış bâtıldır. Bu, Rabbimizin mülkiyetini anlatıyor. Ruh denilince ayrı, el denilince de ayrı bir mülkiyet kavramı anlayacağız. Allah en iyisini bilir. Hadislerde geçen Allah’ın gölgesi, Allah’ın arşı’nın gölgesi ifadesini de böyle anlıyoruz. Meselâ şu anda bir arkadaşımızın dükkanında olduğumuzu düşünelim. Bulunduğumuz bu yer, arkadaşımızın gölgesidir. Arkadaşımızın gölgesi demek, yâni güneş vurdu da arkadaşımızın gölgesi şuraya düştü filan değildir. Arkadaşımızın mülkiyetini anlatır bu. Allah’ın beyti, evi ifadesi de böyledir. Allah’ın mülkiyetini anlatır bütün bunlar. Öyleyse Rabbimizin Adem’e (a.s) verdiği ruhla bize, hepimize verdiği ruh arasında bir fark yoktur. Bunların hepsi Allah’tandır. Biz aynen bize denildiği gibi imandan yanayız. Evet Allah böyle dedi, şeytan böyle dedi gibi bir diyalog ortaya konuyor.