Allah Resûlü'nün (sav) Bazı Özellikleri

PEYGAMBERİMİZ MUHAMMED (SAV)

Bu konuyla ilgili ayetler

68ayet bulundu
Allah Resûlü'nün (sav) Bazı Özellikleri
1

Tevbe

Ayet: 40Sayfa: 192

Ayete Git

Siz ona (Resûl’e) yardım etmezseniz muhakkak Allah ona yardım etmiştir. Hani kâfirler iki kişiden biri olarak onu (Mekke’den) çıkarmıştı ve ikisi mağaradayken arkadaşına (Ebû Bekir’e), “Üzülme! Allah bizimle beraberdir.” demişti. Allah onun üzerine (güven veren ve kalbini yatıştıran) sekinetini indirmiş, görmediğiniz ordularla onu desteklemiş ve kâfirlerin sözünü (şirke davetlerini) en alçak kılmıştı. Allah’ın sözü (tevhid daveti) ise en yüce olandır. Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

2

Tevbe

Ayet: 61Sayfa: 195

Ayete Git

Onların içinden Peygamber’e eziyet eden ve “O, (her söylenileni dinleyen) bir kulaktır.” diyenler vardır. De ki: “O, sizin için hayırlı bir kulaktır. Allah’a iman eder, müminlere güvenir. Ve sizden mümin olanlara da rahmettir. Allah Resûlü’ne eziyet edenlere can yakıcı bir azap vardır.”

3

Hicr

Ayet: 87Sayfa: 265

Ayete Git

Andolsun ki sana, Seb’u’l Mesânî’yi/tekrar eden yediyi (Fâtiha Suresi’ni) ve büyük Kur’ân’ı verdik.

4

Hicr

Ayet: 88Sayfa: 265

Ayete Git

(Sana verilen Kur’ân ile yetin ve) sakın faydalanmaları için (o kâfirlerin) bir kısmına verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Onlara karşı üzülme, (şefkat) kanatlarını müminlere ger.

5

Hicr

Ayet: 89Sayfa: 265

Ayete Git

De ki: “Kuşkusuz ben, (evet,) ben apaçık bir uyarıcıyım.”

6

Hicr

Ayet: 94Sayfa: 266

Ayete Git

Emrolunduğun (tevhidi) açıkça ortaya koy ve müşriklerden yüz çevir.

7

Hicr

Ayet: 95Sayfa: 266

Ayete Git

O alaycılara karşı biz sana yeteriz.

8

Hicr

Ayet: 97Sayfa: 266

Ayete Git

Andolsun ki onların söylediklerinden dolayı göğsünün daraldığını (çok sıkıldığını) biliyoruz.

9

Hicr

Ayet: 98Sayfa: 266

Ayete Git

(Bu sıkıntıdan, kurtulmak için) Rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol.

10

Hicr

Ayet: 99Sayfa: 266

Ayete Git

Yakin (ölüm) sana gelinceye dek Rabbine ibadet/kulluk et!

11

İsrâ

Ayet: 1Sayfa: 281

Ayete Git

Ayetlerimizin bir kısmını kendisine göstermek için bir gece kulunu Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren (Allah), tüm eksikliklerden münezzehtir. O, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semî’ ve (her şeyi gören) El-Basîr’dir.

12

İsrâ

Ayet: 90Sayfa: 290

Ayete Git

Dediler ki: “Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana iman etmeyeceğiz.”

13

İsrâ

Ayet: 91Sayfa: 290

Ayete Git

“Veya sana ait hurma ve üzüm bahçesi olmalı, aralarından da ırmaklar fışkırtmalısın.”

14

İsrâ

Ayet: 92Sayfa: 290

Ayete Git

“Yahut iddia ettiğin gibi gökyüzünü üstümüze parça parça düşürecek veya Allah’ı ve melekleri (gözle görecek şekilde) karşımıza getireceksin.”

15

İsrâ

Ayet: 93Sayfa: 290

Ayete Git

“Ya da altından bir evin olmalı veya gökyüzüne çıkmalısın/uçmalısın. Bize gökyüzünden okuyacağımız bir kitap getirmedikçe göğe çıkışına da inanmayacağız.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben insan olan bir resûlden başka bir şey miyim?”

16

Hac

Ayet: 52Sayfa: 337

Ayete Git

Senden önce göndermiş olduğumuz tüm resûl ve nebiler, (Allah’ın Kitabı’nı) okumaya başladığında mutlaka şeytan, onun okumasına bir şeyler karıştırmak istemiştir. Allah, şeytanın karıştırmaya çalıştığı (vesvese ve zanları) giderir, sonra da ayetlerini muhkem kılıp sağlamlaştırır. Allah, (her şeyi bilen) Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.

17

Furkân

Ayet: 52Sayfa: 363

Ayete Git

Kâfirlere itaat etme! Ve o (Kur’ân’la) onlara karşı büyük bir cihad ver.

18

Neml

Ayet: 79Sayfa: 383

Ayete Git

(O hâlde) Allah’a tevekkül et! Sen hiç kuşkusuz, apaçık bir hak üzeresin.

19

Neml

Ayet: 80Sayfa: 383

Ayete Git

Şüphesiz ki sen, ölülere (benzeyen kâfirlere hakkı) işittiremezsin. Arkalarını dönüp gittiklerinde (hakka karşı) sağır olanlara da daveti işittiremezsin.

20

Neml

Ayet: 81Sayfa: 383

Ayete Git

Sen, (hakikate gözlerini yummuş) körleri de sapıklıklarından (kurtarıp) hidayet edemezsin. Sen, ancak ayetlerimize inanmış ve teslim olmuş olanlara (davetini) işittirebilirsin.

21

Ahzâb

Ayet: 6Sayfa: 417

Ayete Git

Nebi, müminlere kendi nefislerinden daha evladır/önceliklidir. Eşleri de onların anneleridir. Akrabalık bağı olanlar Allah’ın Kitabı’na göre diğer müminlerden ve muhâcirlerden daha yakındır. Ancak dostlarınıza yapacağınız iyilik başkadır. Bu, Kitap’ta yazılmıştır.

22

Ahzâb

Ayet: 38Sayfa: 422

Ayete Git

Allah’ın kendisine farz kıldığı şeylerde, Nebi üzerine bir günah yoktur. (Bu,) daha önceki ümmetlerde de Allah’ın geçerli olan sünnetidir/yasasıdır. Allah’ın emri belirlenmiş bir kaderdir.

23

Ahzâb

Ayet: 39Sayfa: 422

Ayete Git

O (nebiler ki), Allah’ın mesajlarını (insanlara) tebliğ eder, O’ndan korkar ve Allah’ın dışında hiç kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah yeter.

24

Ahzâb

Ayet: 50Sayfa: 423

Ayete Git

Ey Nebi! Biz, sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği cariyelerini, seninle beraber hicret eden amca kızları, hala kızları, dayı kızları ve teyze kızlarını helal kıldık. (Ayrıca) kendisini Peygamber’e hibe eden, Peygamber’in de onu almak istediği kadını da -müminlerin dışında, sana özel olmak üzere- helal kıldık. Biz müminlere hanımları ve cariyeleri konusunda neyi farz kıldığımızı biliyoruz. (Böyle yaptık ki) senin için bir sıkıntı olmasın. Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

25

Ahzâb

Ayet: 51Sayfa: 424

Ayete Git

(Eşlerinden) dilediğini erteler (boşar), dilediğini yanında tutarsın. Ayrıldığın eşlerinden birini ister (ona geri dönersen), sana bir günah yoktur. Bu (hüküm), gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve onlara verdiğinden hepsinin razı olması için en uygun olandır. Allah kalplerinizde olanı bilir. Allah (her şeyi bilen) Alîm ve (kulların hak ettikleri cezayı erteleyen) Halîm’dir.

26

Ahzâb

Ayet: 52Sayfa: 424

Ayete Git

Hoşuna gitse bile, bundan sonra kadın (alman) ve eşlerinden başkası(yla evlenmen) sana helal değildir. Cariye (alman ya da değiştirmen) müstesna. Allah her şeyin üzerinde gözetleyendir.

27

Ahzâb

Ayet: 53Sayfa: 424

Ayete Git

Ey iman edenler! Size izin verilmeden Nebi’nin evine girmeyin. (Girdiğiniz zaman da) yemek vaktini beklemeyin. Fakat yemeğe davet edildiğinizde girin, yemeği yiyince de dağılın. Sohbet etmek için oturmayın. Şüphesiz ki bu yaptığınız, Nebi’ye eziyet vermekte, (bunu size söylemekten) utanmaktadır. Allah, hakkı söylemekten utanmaz. (Peygamber eşlerine) bir şey soracağınız zaman, perde arkasından sorun. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için en temiz olandır. Sizin Allah Resûlü’ne eziyet etmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız ebediyen olacak şey değildir. Şüphesiz ki bu, Allah katında çok büyük bir şeydir.

28

Ahzâb

Ayet: 56Sayfa: 425

Ayete Git

Allah ve melekleri Peygamber’e salât etmektedir. Ey iman edenler! Siz de ona salât ve selam edin.

29

Ahzâb

Ayet: 59Sayfa: 425

Ayete Git

Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına de ki: “(Tüm bedenlerini örten) cilbablarını üstlerine giysinler. Bu, onların (hür ve iffetli olarak) tanınmaları ve eziyet görmemeleri için en uygun olandır. Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.”

30

Ahzâb

Ayet: 60Sayfa: 425

Ayete Git

Andolsun ki münafıklar, kalbinde hastalık bulunanlar ve Medine’de asılsız haberleri yayanlar, bu (yaptıklarına) bir son vermezlerse, seni onların başına musallat ederiz. Sonra da orada çok az bir süre sana komşuluk edebilirler.

31

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 77Sayfa: 474

Ayete Git

Sabret! Allah’ın vaadi haktır. İster onlara vadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana gösterelim ya da (görmeden) seni vefat ettirelim (fark etmez). Onlar bize döndürülecek (tehdit edildikleri azabı tadacaklardır).

32

Mu'min (Ğafir)

Ayet: 78Sayfa: 475

Ayete Git

Andolsun ki senden önce resûller gönderdik. Onlardan bazısını sana anlattık, bazısını da anlatmadık. Allah’ın izni olmaksızın, bir resûlün mucize getirmesi olacak şey değildir. Allah’ın emri geldiğinde, hak ile hükmedilir ve batıl ehli orada hüsrana uğrar.

33

Fetih

Ayet: 28Sayfa: 513

Ayete Git

Tüm dinlere üstün kılmak için, Resûl’ünü hidayet ve hak dinle gönderen O’dur. Şahit olarak Allah yeter.

34

Fetih

Ayet: 29Sayfa: 514

Ayete Git

Muhammed, Allah’ın Resûlü’dür. Onunla beraber olanlar, kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlilerdir. Onları; rükû edenler, secde edenler ve Allah’ın lütfunu ve rızasını elde etmek isterken görürsün. Alametleri, yüzlerinde secdeden oluşan izdir. Bu, onların Tevrât’taki sıfatıdır. İncîl’deki sıfatlarıysa filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşıp gövdesi üzerine doğrulmuş bir ekin gibidir ki bu, çiftçilerin hoşuna gider. (Onların bir ekin gibi güçlenip çoğalması örneği) kâfirleri öfkelendirmek için verilmiştir. Allah, içlerinden iman edip salih amel işleyenlere, bağışlanma ve büyük bir mükâfat vadetmiştir.

35

Hucurât

Ayet: 1Sayfa: 514

Ayete Git

Ey iman edenler! Allah’ın ve Resûl’ünün önüne geçmeyin, Allah’tan korkup sakının! Şüphesiz ki Allah, (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.

36

Hucurât

Ayet: 2Sayfa: 514

Ayete Git

Ey iman edenler! Sesinizi Peygamber’in sesinden (daha fazla) yükseltmeyin. Birbirinize yüksek sesle bağırdığınız gibi ona bağırarak söz söylemeyin. Yoksa, hiç farkında değilken amelleriniz boşa gider.

37

Hucurât

Ayet: 3Sayfa: 514

Ayete Git

Hiç kuşkusuz, Resûlullah’ın yanında seslerini kısanlar; böyleleri, Allah’ın kalplerini takva için imtihan ettiği (kalplerindeki samimiyeti görüp ihlaslı kıldığı) kimselerdir. Onlara, bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

38

Hucurât

Ayet: 4Sayfa: 514

Ayete Git

Şüphesiz ki odaların gerisinden sana seslenenlerin birçoğu akletmezler.

39

Hucurât

Ayet: 5Sayfa: 515

Ayete Git

Yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

40

Haşr

Ayet: 6Sayfa: 545

Ayete Git

Allah’ın onlardan (alarak) Resûl’üne verdiği fey’e gelince, siz (onu elde etmek için) ne bir at ne de deve sürdünüz. Fakat Allah, resûllerini dilediğine musallat eder. Allah, her şeye kadîrdir.

41

Haşr

Ayet: 7Sayfa: 545

Ayete Git

Allah’ın (fethedilen) beldelerden Resûl’üne ihsan ettiği fey; Allah’a, Resûl’üne, yakın akrabaya, yetimlere, miskinlere/ihtiyaç sahibi yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Tâ ki (ganimet malları) sizden zengin olanların elinde dolanıp duran (ve kendisiyle fakirlere sürekli üstünlük sağladıkları) bir sermaye üstünlüğüne dönüşmesin. Resûl size neyi vermişse onu alın, neyi de yasaklamışsa onu bırakın. Allah’tan korkup sakının. Hiç şüphesiz ki Allah, cezası çetin olandır.

42

Tahrîm

Ayet: 1Sayfa: 559

Ayete Git

Ey Nebi! Eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek Allah’ın sana helal kıldığını niçin kendine haram kılıyorsun? Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

43

Tahrîm

Ayet: 2Sayfa: 559

Ayete Git

Muhakkak ki Allah, yeminlerinizi çözme yolunu size açıklamıştır. Allah sizin mevlânızdır. O, (her şeyi bilen) El-Alîm ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir.

44

Tahrîm

Ayet: 3Sayfa: 559

Ayete Git

Hani Nebi, eşlerinden bazısına bir sır vermiş, o da bu (sırrı diğer eşlere) haber vermişti. Allah (bu durumu Nebi’ye) açık edince (Peygamber, sırrını ifşa eden hanımına) bir kısmını söylemiş, bir kısmını da (söylemeyip) yüz çevirmişti. (Hanımına durumu) haber verince, “Sana bunu kim haber verdi?” dedi. (Resûl) dedi ki: “(Her şeyi bilen) El-Alîm ve (her şeyden haberdar) El-Habîr (olan Allah) bana haber verdi.”

45

Tahrîm

Ayet: 4Sayfa: 559

Ayete Git

Şayet (ikiniz), Allah’a tevbe ederseniz (sizin için en hayırlısı budur). Çünkü kalpleriniz saptı. Şayet onun (Resûl’ün) aleyhine yardımlaşmaya devam ederseniz hiç şüphesiz ki Allah, Cibrîl ve salih müminler onun dostudur. Bunların ardında melekler de onun destekçisidir.

46

Tahrîm

Ayet: 5Sayfa: 559

Ayete Git

Şayet sizi boşayacak olursa Rabbinin ona, sizin yerinize, sizden daha hayırlı, Allah’a teslim olmuş, iman etmiş, gönülden ve sürekli itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler ihsan etmesi umulur.

47

Muzzemmil

Ayet: 1Sayfa: 573

Ayete Git

Ey örtüsüne bürünen/(nübüvvet) yükünü yüklenen (Peygamber)!

48

Muzzemmil

Ayet: 2Sayfa: 573

Ayete Git

(İçinde dinleneceğin) az bir kısmı hariç geceleyin kalk!

49

Muzzemmil

Ayet: 3Sayfa: 573

Ayete Git

Yarısı kadar ya da biraz eksilt,

50

Muzzemmil

Ayet: 4Sayfa: 573

Ayete Git

Veya ona biraz ekle. Kur’ân’ı (iyice bellemek ve derin düşünebilmek için) tertil üzere (tane tane, ağır ağır) oku.

51

Muzzemmil

Ayet: 5Sayfa: 573

Ayete Git

Şüphesiz ki sana (yükümlülüğü) ağır olan bir söz vahyedeceğiz.

52

Muzzemmil

Ayet: 6Sayfa: 573

Ayete Git

Hiç kuşkusuz gece ibadeti (duygu dünyanda) daha etkili, söz olarak da daha kuvvetlidir.

53

Muzzemmil

Ayet: 7Sayfa: 573

Ayete Git

Şüphesiz ki gündüz (dinlenip uyuyabileceğin) geniş zamanın vardır. (Geceni ibadetle geçir.)

54

Muzzemmil

Ayet: 8Sayfa: 573

Ayete Git

Rabbinin ismini an ve (her şeyi bırakıp) tam bir yönelişle O’na yönel.

55

Muzzemmil

Ayet: 9Sayfa: 573

Ayete Git

(O) doğunun ve batının Rabbidir. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (Öyleyse) O’nu vekil edin.

56

Muzzemmil

Ayet: 20Sayfa: 574

Ayete Git

Şüphesiz ki Rabbin, gecenin üçte ikisine yakınında, yarısında ve üçte birinde senin ve beraberindeki bir grubun (namaz için) kalktığını bilir. Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. O sizin (gece boyu namaza) güç yetiremeyeceğinizi bildi. (Buna binaen) tevbelerinizi kabul etti. Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun. Sizden hastalananlar olacağını, başkalarının yeryüzünde Allah’ın lütfunu arayarak yolculuk edeceğini, bir diğerlerinin Allah yolunda savaşacağını bildi. (O hâlde) Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için hayır olarak ne takdim etmişseniz, onu Allah’ın yanında daha hayırlı ve mükâfatı daha büyük olarak bulacaksınız. Allah’tan bağışlanma dileyin. Çünkü Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir.

57

Duhâ

Ayet: 3Sayfa: 595

Ayete Git

Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.

58

Duhâ

Ayet: 4Sayfa: 596

Ayete Git

Kuşkusuz senin için ahiret, dünyadan daha hayırlıdır.

59

Duhâ

Ayet: 5Sayfa: 596

Ayete Git

Elbette Rabbin, sana verecek ve sen de razı olacaksın.

60

Duhâ

Ayet: 6Sayfa: 596

Ayete Git

Sen bir yetimken seni bulup barındırmadı mı?

61

Duhâ

Ayet: 7Sayfa: 596

Ayete Git

Sen (Kitab’ı ve imanı) bilmezken sana doğru yolu göstermedi mi?

62

Duhâ

Ayet: 8Sayfa: 596

Ayete Git

Bir fakirken seni zengin kılmadı mı?

63

Duhâ

Ayet: 9Sayfa: 596

Ayete Git

O hâlde, sakın yetimi kahretme/hor görüp ezme!

64

Duhâ

Ayet: 10Sayfa: 596

Ayete Git

Ve sakın isteyeni azarlayıp tersleme!

65

Duhâ

Ayet: 11Sayfa: 596

Ayete Git

Ve Rabbinin nimetini anlat.

66

Kevser

Ayet: 1Sayfa: 602

Ayete Git

Şüphe yok ki biz, sana (cennet ırmaklarından) Kevser’i verdik.

67

Kevser

Ayet: 2Sayfa: 602

Ayete Git

(Buna şükür olarak) Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.

68

Kevser

Ayet: 3Sayfa: 602

Ayete Git

Gerçek şu ki sana kin besleyip düşmanlık eden (var ya!) Asıl soyu kesik odur.