A'râf
Ayet: 65Sayfa: 157
Âd Kavmi’ne de kardeşleri Hûd’u (peygamber olarak gönderdik). Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet/kulluk edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) bir ilahınız yoktur. Korkup sakınmayacak mısınız?”
Bu konuyla ilgili ayetler
Ayet: 65Sayfa: 157
Âd Kavmi’ne de kardeşleri Hûd’u (peygamber olarak gönderdik). Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet/kulluk edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) bir ilahınız yoktur. Korkup sakınmayacak mısınız?”
Ayet: 66Sayfa: 157
Kavminin önde gelenlerinden kâfir olanlar demişlerdi ki: “Seni kıt akıllı biri olarak görüyor ve kesinlikle senin yalancı biri olduğunu sanıyoruz.”
Ayet: 67Sayfa: 157
Demişti ki: “Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yoktur. Fakat ben âlemlerin Rabbi (tarafından gönderilmiş) bir elçiyim.”
Ayet: 68Sayfa: 158
“Size Rabbimin risaletini/mesajlarını iletiyorum ve ben sizin için güvenilir bir nasihatçiyim.”
Ayet: 69Sayfa: 158
“İçinizden bir adama, sizi uyarması için Rabbinizden bir zikir/hatırlatma gelmesine mi şaşırdınız? Hatırlayın! Hani (Allah) sizleri Nûh Kavmi’nden sonra halifeler kılmış ve (boy, pos, güç ve kuvvet vererek) yaradılışta genişlik ihsan etmişti. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”
Ayet: 70Sayfa: 158
Demişlerdi ki: “Bir tek Allah’a ibadet edelim ve babalarımızın ibadet ettiği (ilahları) bırakalım diye mi bize geldin? Şayet doğru sözlüysen vadettiğin (azabı) getir (bakalım)!”
Ayet: 71Sayfa: 158
Gerçekten Rabbinizden size şiddetli bir azap ve öfke gelecektir. Sizin ve babalarınızın isimlendirdiği ve Allah’ın hakkında hiçbir delil indirmediği şu isimler hakkında benimle tartışacak mısınız? Bekleyin (bakalım)! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
Ayet: 72Sayfa: 158
Onu ve onunla beraber olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanların ise (kökünü kurutarak) arkalarını kestik. Onlar mümin de değillerdi.
Ayet: 70Sayfa: 197
Onlara kendilerinden önce (yaşamış olan) Nûh, Âd, Semûd ve İbrâhîm kavimlerinin, Medyen ahalisi ve (yerleşim yerlerinin altı üstüne getirilmiş/çevrilmiş) Mu’tefikat’ın haberleri gelmedi mi? Resûlleri onlara apaçık delillerle geldiler. Allah onlara zulmetmedi. Fakat onlar kendilerine zulmetmektelerdi.
Ayet: 50Sayfa: 226
Âd (Kavmi’ne de) kardeşleri Hûd’u (gönderdik). Demişti ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet/kulluk edin. Sizin O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilahınız yoktur. Siz yalnızca iftiracılarsınız.”
Ayet: 51Sayfa: 226
“Ey kavmim! Sizden (davetim karşılığında) bir ücret talep etmiyorum. Benim ücretim beni yaratan (Allah)’a aittir. Akletmez misiniz?”
Ayet: 52Sayfa: 226
“Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin. Sonra da O’na tevbe edin ki yağmur dolu semayı üzerinize göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın. (Sakın) suçlu günahkârlar olarak yüz çevirmeyin.”
Ayet: 53Sayfa: 226
Demişlerdi ki: “Ey Hûd! Bize apaçık bir belge/delil getirmedin. Senin sözünle ilahlarımızı bırakacak ve sana iman edecek değiliz.”
Ayet: 54Sayfa: 227
“Sana sadece şunu deriz: ‘İlahlarımızdan bazısı seni fena çarpmış.’ ” Demişti ki: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun ki ben ortak koştuklarınızdan berîyim.”
Ayet: 55Sayfa: 227
“(Allah’a ibadet ettiğinizi de iddia ediyorsunuz ya!) Allah dışındaki (tüm ibadet ettiklerinizden de uzağım). Hep beraber bana tuzak kurun (ve tuzağın gereğini yapmayı da) ertelemeyin/bana göz açtırmayın.”
Ayet: 56Sayfa: 227
“Hiç şüphesiz ben, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. Hareket eden her canlıyı perçeminden tutan (kontrol edip yönlendiren) O’dur. Şüphesiz ki Rabbim, dosdoğru yol üzeredir.”
Ayet: 57Sayfa: 227
“Şayet yüz çevirecek olursanız, kendisiyle gönderildiğim mesajı size ilettim. Rabbim sizin yerinize başka bir topluluğu getirir ve siz O’na hiçbir şekilde zarar veremezsiniz. Şüphesiz ki Rabbim, her şeyi gözetleyip koruyandır.”
Ayet: 58Sayfa: 227
Ne zaman ki emrimiz geldi, Hûd’u ve onunla beraber iman edenleri yanımızdan bir rahmetle kurtardık. (Gerçekten) onları, çok ağır bir azaptan kurtardık.
Ayet: 59Sayfa: 227
İşte Âd Kavmi! Rabblerinin ayetlerini inkâr ettiler ve O’nun resûllerine isyan ettiler. (Allah’ı ve resûlünü bırakıp) her inatçı zorbanın emrine uydular.
Ayet: 60Sayfa: 227
Bu dünyada da ahirette de lanete tabi tutuldular. Dikkat edin! Şüphesiz ki Âd Kavmi, Rabblerini inkâr ettiler. Dikkat edin! Hûd’un kavmi olan Âd (Allah’ın rahmetinden) uzaklaştırıldı.
Ayet: 9Sayfa: 255
Size, sizden önce (yaşayan) Nûh, Âd ve Semûd Kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin haberleri gelmedi mi? Onları Allah’tan başkası bilmez. Resûlleri onlara apaçık delillerle geldiler. (Resûlleri susturmak için) ellerini ağızlarına götürdüler ve dediler ki: “Hiç şüphesiz biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr ettik. Ve hiç şüphesiz, bizi davet ettiğiniz şey hakkında da huzursuzluk veren bir şüphe içerisindeyiz.”
Ayet: 42Sayfa: 336
Şayet seni yalanlıyorlarsa hiç şüphesiz, onlardan önce Nûh, Âd ve Semûd Kavimleri de yalanlamışlardı.
Ayet: 13Sayfa: 517
Âd, Firavun ve Lût’un kardeşleri de.
Ayet: 50Sayfa: 527
Şüphesiz ki önceden (var olan) Âd Kavmi’ni helak eden O’dur.
Ayet: 18Sayfa: 528
Âd (Kavmi) yalanladı. Nasılmış benim azabım ve uyarım?
Ayet: 19Sayfa: 528
Şüphesiz ki biz, onların üzerine, felaketi sürekli olan o günde, şiddetli bir fırtına gönderdik.
Ayet: 20Sayfa: 528
İnsanları, âdeta kökünden koparılmış hurma kütüğü gibi söküp atıyordu.
Ayet: 21Sayfa: 528
Nasılmış benim azabım ve uyarım?
Ayet: 4Sayfa: 565
Semûd ve Âd, (sarsıcı kıyamet olan) Karia’yı yalanladılar.
Ayet: 6Sayfa: 565
Âd Kavmi’yse, her şeyi yerle bir eden gürültülü bir fırtınayla helak edildi.