Rızık ile ilgili ayetler

Allah dilediğine rızkı genişletir, dilediğine daraltır. Onlar dünya hayatıyla sevinip (şımardılar). (Oysa) dünya hayatı ahiret yanında (basit bir) faydalanmadan başkası değildir. (13/Ra'd 26)

Allah, rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı. (Daha fazla rızık verilerek) üstün kılınanlar, rızıklarını onlarla eşit olmak için kölelerine vermezler. (Böyleyken) Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar? (16/Nahl 71)

Hiçbir efendi, kölesiyle eşit seviyeye gelmek için malını onunla paylaşmaz. Bu, tüm müşriklerin ikrar edeceği bir hakikattir. Bununla birlikte; Allah’ın (cc) salih insanları temsil eden putlara yetki verdiğine, kâinatta tasarrufta bulunduklarına, gaybı bildiklerine, ruhaniyetlerinden medet umanlara yardım ettiklerine inanıyorlardı. Yani, kölelerini mülklerine ortak kabul etmeyen müşrikler, Allah’ın (cc) salihleri mülküne ve yetkilerine ortak kıldığına inanıyor, Allah’a (cc) yapılması gereken ibadetleri ortaklarına yapıyorlardı. Böylece, Allah’ın (cc) nimetlerini inkâr ediyorlardı. (Bk. 30/Rûm, 28)

Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal ve temiz olarak yiyin. Yalnızca Allah’a kulluk ediyorsanız O’nun nimetlerine şükredin. (16/Nahl 114)

Rabbin, rızkı dilediğine genişletip daraltır. Kuşkusuz O, kullarına karşı (her şeyden haberdar olan) Habîr, (her şeyi gören) Basîr’dir. (17/İsrâ 30)

Nice canlı vardır ki kendi rızkını taşıyamaz. Onları da sizi de Allah rızıklandırır. O, (işiten ve dualara icabet eden) Es-Semi’, (her şeyi bilen) El-Alîm’dir. (29/Ankebût 60)

Allah, kullarından dilediğine rızkı genişletir (dilediğine de) daraltır. Şüphesiz ki Allah, her şeyi bilendir. (29/Ankebût 62)

De ki: “Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?” De ki: “Allah’tır! Biz veya sizler ya hidayet üzere ya da apaçık bir sapıklık içerisindeyiz.” (34/Sebe’ 24)

De ki: “Şüphesiz ki Rabbim, rızkı dilediğine genişletir, (dilediğine) daraltır. Fakat insanların çoğu bilmezler.” (34/Sebe’ 36)

De ki: “Şüphesiz ki Rabbim, kullarından dilediğine rızkı genişletir, (dilediğine) daraltır. Her ne infak ederseniz (Allah,) yerine başkasını koyar. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (34/Sebe’ 39)

Allah’ın rızkı dilediğine genişletip (dilediğine) daralttığını bilmediler mi? Şüphesiz ki bunda, iman eden bir topluluk için ayetler vardır. (39/Zümer 52)

Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. Rızkı dilediğine genişletir (dilediğine) daraltır. Çünkü O, her şeyi bilendir. (42/Şûrâ 12)

Allah, kullarına karşı latiftir. Dilediğini rızıklandırır. O, (güç ve kuvvet sahibi olan) El-Kaviy, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz’dir. (42/Şûrâ 19)

Şayet Allah kullarına rızkı genişletseydi hiç şüphesiz, yeryüzünde taşkınlık yapıp haddi aşarlardı. Fakat O dilediği ölçüde (rızık) indirir. Şüphesiz ki O, kullarının durumundan haberdar ve onları görendir. (42/Şûrâ 27)

Rızkınız ve size vadolunan (hayırlar) semadadır. (51/Zâriyat 22)

Ben, onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum. (51/Zâriyat 57)

Hiç şüphesiz Allah, çokça rızık veren, kuvvet sahibi (ve hiçbir şeyin kendisini yıpratamayacağı, müminlere metanet veren) El-Metîn’dir. (51/Zâriyat 58)

Ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse O, kendisine yeter. Şüphesiz ki Allah, (dilediği) emrini yerine getirecek olandır. Muhakkak ki Allah, her şey için bir ölçü/zaman/vade tayin etmiştir. (65/Talak 3)

Rızkınızı kestiği takdirde (Allah’ın dışında) sizlere rızık verecek kimmiş? (Hayır, öyle değil!) İşin aslı onlar bir inat/başkaldırı ve hoşnutsuzluk içinde diretiyorlar. (67/Mülk 21)