Hac Suresine Dön

Hacالحج

22. Ayet

22Hac Suresi

كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ اُع۪يدُوا ف۪يهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ۟

Oranın derdinden/üzüntüsünden (kurtulmak için) ne zaman çıkmaya yeltenseler, oraya geri çevrilirler. Ve “Tadın yakıcı azabı.” (denir.)

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

22. “Orada, uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler her defasında oraya geri çevrilirler.: "Yakıcı azabı tadın" denir.” Onlar her ne zaman o ateşten, o cehennemden, o azaptan, o gamdan, o kederden, o sıkıntıdan kurtulmak, çıkmak isteseler her defasında oraya döndürülecekler, iade edilecekler ve denilecek ki kendilerine: Haydi tadın bakalım bu yakıcı azabı. İşte küfürlerinize, zulümlerinize karşılık size vaad edilmiş olan cehennem. Haydi dünyada inkâr ettiğiniz, örtüp örtbas ettiğiniz, hiçbir zaman gündemlerinize almadığınız o cehenneme girin bakalım. İnkar etmekte oluşunuzdan, hesaba katmayışınızdan dolayı haydi tadın bakalım o azabı. Kâfirliğinizin karşılığıdır o ateş. Kâfirlerin cezası cehennemdir. Çünkü onlar yeryüzünde her şeylerini bitirmişlerdir. Halbuki dünyada kendilerine söylenmişti bu cehennem. Kitapları ve elçileri vasıtasıyla uyarmıştı Rabbimiz onları. Fıtratlarında da cennet ve cehennem bilgisi, ceza ve mükafat bilinci vardı. Oyunuyla eğlencesiyle, kadınıyla erkeğiyle, parasıyla puluyla, altınıyla gümüşüyle, eviyle barkıyla, devletiyle saltanatıyla yaşanan bir dünya hayatı. Ama bu aldatıcı dünya hayatı insanlardan kimilerini aldatıyor. İnsanlardan kimilerini Allah’a kulluktan koparıp azgınlaştırıyor, secdesizleştiriyor. İnsanlardan kimilerini tâğutlaştırıp Allah’la, elçileriyle ve müminlerle savaşmaya sevk ediyor. İnsanlardan kimileri bu kancık dünyaya aldanarak, parasına puluna, makamına mansıbına, ekonomik ve siyasal gücüne, devletine saltanatına güvenerek bu dünyada bu dünyanın sahibine hayat hakkı tanımamaya çalışıyor. Allah kullarına hayat hakkı tanımamaya çalışıyor. Allah kullarının Allah arzında Rabbim Allah demelerine izin vermemeye çalışıyor. Evet böyle kâfirler, zalimler bu dünyada Allah’ın verdiği bir ha-yatı yaşayacaklar, Allah’ın verdiği imkânları kullanacaklar, Allah’ın lütfu olarak saltanat içinde bir hayat sürecekler. İstedikleri her şeyi yapabilecekler. Ama bu hayat çok kısa sürecek. Kısa bir süre sonra hayat bitecek, dünya bitecek ve işte Allah’ın takdir ettiği bir sonla karşı karşıya gelecekler. Ateşten bir elbise, karınlarındakileri, derilerini tamamen yakıp eritecek bir kaynar su dökülecek üzerlerinden ve gamdan, kederden her ne zaman kahrolup çıkmak isterlerse tekrar iade edilecekleri sürekli bir azap. Çünkü sizler dünyada zalimdiniz. Çünkü sizler haksızlık yapıyordunuz. Allah’ın hakkını vermiyordunuz. Allah’ın kitabının hakkını vermiyordunuz. Peygamberin hakkını vermiyordunuz. Çünkü siz ol-mamanız gereken yerde oluyordunuz. Bulunmamanız gereken konumda bulunuyordunuz. Kendinizi Rabbinize kulluk makamından uzaklaştırıp küfür ortamında, şirk ortamında tutarak kendi kendinize zulmediyordunuz. Dinlemeniz gereken makamı dinlemeyip, dinlenmemesi gereken makamı dinliyordunuz. Secde etmeniz gereken ma-kama secde etmeyip kendinize, ya da başkalarına secde ediyordunuz. Allah’a değil de başkalarına hamd ediyordunuz. Allah’ı değil de başkalarını dinliyordunuz. Allah yasalarını değil de başkalarının yasalarını uyguluyordunuz. Rahmânın zikrine karşı kör ve sağır kesiliyordunuz. Vahiyle ilgi kurmuyordunuz. Hayat programınızı vahiyden almıyordunuz. Rahmânın sizin için, sizin cennetiniz için, sizin kurtuluşunuz için açtığı rahmet kapılarını kapatıyordunuz. Haydi şimdi bu yaptıklarınıza karşılık tadın bakalım Allah’ın azabını! denilecek.
Hac Suresi 22. Ayet | Tevhid Meali