20. “Bunlar, düşman birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Bu birlikler tekrar gelmiş olsalardı, kendilerinin çöllerde bedevilerin yanında bulunup, sadece sizin haberinizi sormayı dilerlerdi. Aranızda olsalar ancak pek az savaşırlardı.” Onlar kendilerini korkutan bu düşman birliklerinin, düşman ordularının gitmediklerini zannediyorlar. Korkaklıklarından dolayı, düşmanı çok güçlü ve baş edilmez gördüklerinden dolayı onların çekip gitmediklerini, kendilerine çok yakın bir yerde bulunup tekrar döneceklerini, tekrar saldıracaklarını zannediyorlar. Halbuki bunlar Allah’ın yardımını hiç hesap edemeyen zavallılardır. Rabbimiz görünmeyen ordularıyla, rüzgarlarıyla onları perişan edip arkalarına bile bakmadan kaçırmıştır. Onları çoktan mağlup etmişti. Medine’yi muhasaradan vazgeçip ülkelerine dönmeye mahkum etmişti. Ama Rablerini tanımayan bu zavallıların bundan haberleri olmadığı için kendi zayıflıkları sebebiyle böyle bir şeyi anlayamıyorlar ve olmadık hesapların içine giriyorlardı. Eğer düşman orduları tekrar geri dönselerdi bu alçaklar kendilerinin çöllerde bulunup sadece uzaktan sizin haberinizi çöl bedevilerinden sorup öğrenmeyi arzu ederlerdi. Artık bu defa şu anda sizinle birlikte bulunup kendilerini büyük bir riske atmalarının tecrübesizliğini anlamış kimseler olarak çöle gitmeyi düşüneceklerdir. Böylece kendilerini garantiye almış olacaklardır. Uzaktan sizin durumunuzu gözetleyip eğer siz galip gelirseniz ganimetlere ulaşmak için sizin yanınıza koşacaklar, yok eğer siz yenilmişseniz bu defa da Medine’yi tekrar eski Yesrip yapmak için bir hazırlık için geleceklerdi. İşleri güçleri bu adamların fitnedir, fesattır. Eğer aranızda olsalar bile onlardan çok azı savaşırdı. İşte bunlar sizin aranızda bulunan böyle zavallı bir durumdan bir türlü kendilerini kurtaramayan arkadaşlarınızdır. Medine’de birlikte hayat sürdüğünüz kimselerdir bunlar. Siz onları bırakın da: ¬