43. “Karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size rahmet ve istiğfar eden Allah ve melekleridir. İnananlara merhamet eden O’dur.” Size merhamet ediyor. O Allah ki size acıyor. Melekler de Allah’ın rahmetinin, Allah’ın bereketinin, Allah’ın acımasının size ulaşması için Allah’a yalvarıp duruyorlar. Ayrıca Allah ve meleklerinin duası sizin karanlıklardan, zulumatlardan aydınlığa çıkmanız içindir. Sizi küfür ve şirk karanlıklarından, bilgisizlik ve isyan karanlıklarından iman ve hidâyet aydınlıklarına ulaştırmak için Rabbinizin rahmeti size böylece ulaşıyor. Allah’ın meleklerinin duaları da böylece gerçekleşmiş oluyor. Şimdi sizler bunu nasıl unutursunuz? Nasıl göz ardı edersiniz? Bu nimetin, bu hukukun kadri ödenir mi? Size sizden çok merhamet eden, sizi sizden çok düşünen, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için vahiy gönderen, kitap ve peygamberler gönderen, sonsuz merhamet sahibi bir Allah zikredilmez mi? Gündeme alınmaz mı? Tesbih edilmez mi, yüceltilmez mi? Kulluk O’nun hakkı değil mi? İtaat O’nun hakkı değil mi? Üstelik O’nun istediği böyle kolay bir kulluk değil de gece-gündüz alnımızı secdeden kaldırmasak, gece-gündüz O’na hamd etsek, şükretsek bile O’nun hakkını ödeme imkânımız yoktur. O’nun nimetlerinin karşılığını verme imkânımız yoktur. Bu hayatı bize veren, bizi yoktan var eden O değil mi? Hayatımızı O’na borçlu değil miyiz? Kendisine şükretme nimetini de, kendisini tesbih etme nimetini, kulluk etme nimetini veren de O değil midir?