49. “Ey İnananlar! Mü’min kadınlarla nikâhlanıp, onları, temasta bulunmadan boşadığınızda, artık onlar için size iddet saymaya lüzum yoktur. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.” Ey iman edenler diyerek şimdi sadece Rablerine güvenmeleri, sadece Rablerini dinlemeleri gereken mü’minlerden bir şey isteyecek Rabbimiz. Madem ki vekil sadece Allah’tır, madem ki mü’minlerin gü-venip dayanmaları gereken varlık sadece O’dur, madem ki mü’minler adına karar verme yetkisi sadece O’na aittir, öyleyse müslümanlar Rablerinin kendileri adına aldığı bir kararını uygulamak zorundadırlar. Neymiş bu uygulamaları gereken karar? Mü’min kadınlarla evlendiğinizde, onları nikâhlayıp sonra da onlara dokunmadan, onlarla beraber olmadan, cinsel ilişkiye girmeden onları boşadığınızda onlara ait bir iddet saymanıza gerek yoktur. Boşanmış kadınlar üzerine saydığınız iddeti onlara saymanıza bir sorumluluk yoktur. Biliyorsunuz ki boşanmış bir kadın üç hayız, üç temizlik müddeti beklemeden bir başka müslümanla evlenemez. Bu süre iddet beklemek zorundadır. Bu iddetin bitimiyle dilediği kimseyle evlenebilir. Ama düşünün ki bir müslüman erkekle bir müslüman kadın arasında nikâh kıyıldı, ama aralarında zifaf gerçekleşmedi. Henüz birleşmeden o erkek o kadını boşadı. İşte böyle bir kadın için üç ay iddet bekleme sorumluluğu yoktur. Yalnız onları yararlandırın buyuruyor Rabbimiz. Yâni boşamanızın karşılığında onlara mehirlerinden bir şeyler verin. Güzellikle onları salıverin buyuruyor Rabbimiz. Yâni onları boşadıktan sonra kendilerine eziyet etmeye kalkışmayın. Böyle zifaftan önce boşanmış kadınların mehirleriyle alâkalı Bakara sûresinde, nikâh kıyılmış, ama mehir tayin edilmemiş ve kendisiyle zifafa girilmediği halde boşanan kadınlara boşayan koca tarafından maruf ölçüler içinde, yâni kocanın ekonomik durumuna göre Mut’a vermesi emredilir. Ama eğer nikâh kıyılmış, mehir de tayin edilmiş olduğu halde zifaf öncesi boşanmışsa o kadınlara da tayin edilen mehrin yarısının verilmesi emredilmektedir. Ama eğer o kadın kendisi bunu istemezse veya nikâhı elinde tutan koca ben ona meh-rinin tamamını ödemek istiyorum derse, daha güzel ve takvaya daha uygundur diyor Rabbimiz.