64,66. “Allah şüphesiz, inkârcılara lânet etmiş ve onlara içinde sonsuz olarak temelli kalacakları çılgın alevli cehennemi hazırlamıştır. Onlar bir dost ve yardımcı bulamazlar. Yüzleri ateşte çevrildiği gün: “Keşke Allah’a itaat etseydik, keşke peygambere itaat etseydik!” derler.” Muhakkak ki Allah kâfirlere, kıyâmeti, hesabı, kitabı örterek, örtbas ederek bir hayat yaşayanlara lânet etmiştir. Ne zamanmış bu kıyâmet? Sen onu bizim külahımıza anlat ey peygamber diyerek Rasûlullah’ı sıkıştırmaya çalışanlara Allah lânet etmiştir. Allah’ın istemediği bir hayatı yaşayan tüm kâfirlere Rabbimiz çılgın, alevli, da-yanılmaz bir Sair azabı, ateş azabı hazırlamıştır. Onlar orada çıkmamacasına ebediyen kalacaklar ve orada onlar ne dost, ne velî, ne de yardımcı bulabileceklerdir. Onlar yüzüstü cehenneme atılırlar, tepe-taklak atılırlar. İşte o ortamda derler ki, “bize yazıklar olsun, keşke bizler Allah ve Resûlü’ne itaat etseydik. Keşke kendi hevâ ve heveslerimizi din kabul ederek bir hayat yaşamasaydık. Keşke kendi tanrılığımız is-tikâmetinde değil de, Allah ve Resûlü’nün gösterdiği şekilde bir dünya yaşasaydık. Keşke Rabbimizin kitabını ve elçisinin sünnetini diskalifiye etmeseydik!” Yüzleri kömür olmuş, akılları başlarına gelmiş böyle diyorlar. Geçmiş olsun, bunu bugün diyeceklerdi, bugün anlayacaklar ve ona göre bir hayat yaşayacaklardı. Öyle değil mi? Bugün geriye dönme imkânımız var, bugün müslümanca bir hayat yaşama imkânımız, bugün Allah ve Resûlü’ne itaat imkânımız vardır. Ama bugün Allah’ın bu âyetleriyle beraber olup aklımızı başımıza almazsak, yarın bunu diyenlerden olacağız Allah korusun.