8. “Allah, doğrulardan doğruluklarını sormak ve inkârcılara da can yakıcı azap hazırlamak için bunu yapmıştır.” Doğru olanlara, iman ve teslimiyet iddialarında sadık olanlara, imanlarını eyleme dökenlere, iddialarını hayatlarıyla, amelleriyle görüntüleyenlere Allah sadâkatlerini sorsun da mükafatlarını versin, kâfirlere, inkârcılara da bu tavırlarından ötürü acıklı bir azap versin diye. Evet imanlarında sadık olanlara mükafat vermek, kâfirleri de cezalandırmak için elçiler gönderiyor Rabbimiz. Öyleyse Rablerine verdikleri misâklarına, ahitlerine sadık davrananlar mükafatlandırılırken, inkâr edenler de cezalandırılacaklardır. Rabbimiz burada genel bir sözleşmeyi hatırlatıyor. Her ne zaman bir topluma elçi göndermişse Rabbimiz, o elçisi vasıtasıyla o toplumdan misâk almaktadır, söz almaktadır. Ve o toplum elçilerinin kendilerine Rablerinden getirdiği emirlere riâyet edip nehiylerden kaçındıkları zaman sözleşmelerine sadık davranmış, aksini yaptıkları zaman da ahitlerini bozmuşlar demektir. Ve işte ey peygamberim senden de söz aldık. Burada anlatılan konularda, evlâtlık konusunda, peygamber (a.s)’ın hanımlarıyla evlenme haramlığı konusunda, miras konusunda tüm yanlış değerlendirmelerden, yanlış anlaşılmalardan uzaklaşıp, Allah yasalarını duyar duymaz o yasalar istikâmetinde tavır alıp sadık davranalar mükafatlandırılacaktır. Rabbimizin bu yeni düzenlemeleri eski uygulamaları iptal edecektir. Ve artık kıyâmete kadar hiç kimsenin değiştirme yetkisi olmadan varlığını sürdürecektir. Ve öldüğümüz andan itibaren, dirildiğimiz andan itibaren Rabbimizin kitabında vaz ettiği bu yasalarıyla hesaba çekileceğiz. Tüm insanlık bu kitapla sorguya çekilecektir. Bu kitaba göre hareket edenler, hayatını bu kitaba göre yaşayanlar, bu kitabın yasalarını uygulayanlar, Allah’ın isteklerine karşı sadık davrananlar, bu kitaba iman iddiasında sadâkat ortaya koyanlar mükafatlandırılacak, aksini yapanlar ise cezalandırılacaklardır. Bundan sonra Rabbimiz Hendek savaşı veya Ahzâb savaşıyla ilgili bir konuyu gündeme getirecek: