Âl-i İmrân Suresine Dön

Âl-i İmrânآل عمران

100. Ayet

100Âl-i İmrân Suresi

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُط۪يعُوا فَر۪يقًا مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ يَرُدُّوكُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْ كَافِر۪ينَ

Ey iman edenler! Şayet kendilerine Kitap verilenlerden bir gruba itaat edecek olursanız imanınızdan sonra sizi küfre döndürürler.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

100. “Ey İnananlar! Kitab verilenlerin birtakımına uyarsanız, inanmanızdan sonra sizi kâfir olmağa çevirirler.” Dini bozmaya çalışan ehl-i kitabın bu pisliklerini anlattıktan sonra Rabbimiz, şimdi de müslümanlara seslenerek onlara uymama konusunda, onların oyunları karşısında uyanık olmamız konusunda bizleri uyarıyor Rabbimiz. Ey iman edenler, ey amenu yapanlar, ey inandığını iddia edenler, ey buraya kadar anlatılanların iman boyutunu kabul eden ve bundan sonra sunulacak olanlara iman boyutuyla bakacak olanlar. Ey buraya kadar ortaya konulanlara inanan, ama şuna da inanması gerekecek olanlar demek olacaktır mânâ. Hani kitabımızın başka bir âyetinde öyle deniyordu: 10,11. “Ey İnananlar! Sizi can yakıcı bir azaptan kurtaracak, kazançlı bir yolu size göstereyim mi? Allah’a ve peygamberine inanır, Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla cihad edersiniz; bilseniz, bu sizin için en iyi yoldur.” Veya başka bir yerde de: Ey mü’minler, size bir yol tarif edeyim mi ki sizi o elim azaptan kurtarsın? buyurulduktan sonra (Tü'mi-nûne billah) Allah’a inanırsınız.” deniyordu. Yâni ey iman edenler, eğer Allah’a inanırsanız kurtulursunuz deniyordu. O zaman ne oluyor mânâ? Ey inandığını iddia edenler, ey buraya kadar anlatılanlara iman etmesi gerektiğini kabul edenler demek olacaktır. Değilse ey iman edenler, ey namaza, oruca iman edenler demek değildir mânâ. Ey bu 99 âyette anlatılan iman birimlerine inandığını iddia eden kişi sana sesleniyorum! Yoksa iman sadece namaz ve oruçtan ibaret değildir herkesin zannettiği gibi. Meselâ, hey sen gözlüklü arkadaş! denilse, içimizde kim gözlüklüyse ona hitap ediliyor demektir değil mi? Öyleyse ey iman edenler, ey iman iddiasında bulunup, o yolda olduğunu savunanlar. Eğer kendilerine kitap verilenlerin birine siz uyarsanız, itaat ederseniz, kitapçılardan kimilerini dinlerseniz, kitaplılardan kimilerine kulak verir itaat derseniz onlara, onların sözleriyle hayat programlarınızı düzenlemeye kalkarsanız. Ehl-i kitap kaynaklı bir hayatın mahkumu olursanız. Tevrat’ı, İncil’i bırakıp ta, Mûsâ’ya, Îsâ’ya imanı terk edip te, kendi hevâ ve heveslerine göre bir din, bir hayat yaşamaya başlayan bu ehl-i kitaba uyarsanız, onlar gibi olmaya, onlar kaynaklı yaşamaya kalkarsanız: Kesinlikle bilesiniz ki sizi imanınızdan sonra kâfirler olma konumuna reddederler, sizi imanınızdan sonra küfre düşürürler, küfre çevirirler, ona itekleyiverirler. Mü’min olduktan sonra sizi kâfir yaparlar. Kendi dünyalarına, kendi hayatlarına, kendi küfürlerine çekerler sizi. Yâni siz Allah’la beraberlik kurduktan sonra, Allah’a imanınızı gündeme getirdikten sonra, ne yapıp yapıp onun kamuflajını sağlarlar onlar. Zira küfür kamufle idi, örtme idi, örtbas etme idi. Yâni böyle ediverirler size. Onlar bunu severler, seve seve yaparlar bunu. Yâni sizin size dininizi örttürürken, inancınızı kamufle ettirirken gözünüzün yaşına bile bakmazlar, canınıza okurlar. Öyleyse ey iman edenler, sakın ha, hem Allah’ı Rab bilecek-siniz, Allah’ı söz söyleme makamında bileceksiniz, hem peygamberi üsve-i hasene bileceksiniz, hem ondan mesaj alacaksınız, hem onu kabulleneceksiniz, ondan sonra da tutup başkalarını dinleyeceksiniz. Hem Allah ve Resûlünü dinleyecek, hem de ehl-i kitap dünyayı dinleyeceksiniz. Olmaz bu. Kesinlikle olmaz. Yâni bu adamların da kitabı var, bunlar da Allah’a iman ediyorlar diye Allah’la birlikte bunları da dinlemeye kalkışmanız asla sizin için mâzeret değildir. Çünkü nice kitap bilgisi olanlar var ki aslında kitaptan haberleri filân yoktur da kendilerinin sözlerini bunlar kitaptandır diye, bunlar Allah’tandır diyerek sizi saptırmaya çalışırlar. Daha önce demeye çalışmıştım onu. Dillerini Allah’ın kitabına eğer bükerler de sizler de bunu Allah kitabı zannedersiniz. Size böyle eğik bükük laflarla, yâni İslâm’a yönelik kimi aranağmeleriyle, Allah, tanrı gibi laflarla güya size bunu Allah’tandır diye kakıştırmaya çalışırlar. Aman ha onları dinlemeyin. Kesin bilin ki onlar sadece zan bilirler, zanna tabi olurlar, kendi zanlarını, kendi ümniyyelerini Allah’tanmış gibi size sunmaya çalışırlar deniyordu. Öyleyse bize düşen kitaplı olduğunu iddia den insanların, yâni Allah’tan gelen mesajdan haberdar olduğunu iddia eden insanların tavırlarını böyle balıklama kabulden yana olmayacağız. Bunlar İslâm’ı biliyor, bunlar Allah peygamber diyor, âyet de okuyorlar bazen, bu adam bu işten haberdar, bu işi kıvırıyor galiba, demeyeceğiz, onun söyledikleri bize neye mal oluyor diye düşüneceğiz. Yoksa bizi küfre mi çekiyor bu insanlar? Yoksa bizim imanımızı kamufle etmeye mi çağırıyorlar? diye müteyakkız olacağız. Arkadaşlar, bu âyetleri okuduktan sonra şöyle bir korku belirdi bende. İmandan sonra sizi kâfir yapmaya çalışırlar değil de sanki mânâ, imandan sonra imanınızı örttürmeye çalışırlar, kamufle ettirmeye çalışırlar. Nasıl? Meselâ kadın konusunda şöyle bir imanınız vardı, onu kapat-tırırlar, kapaklattırırlar, onu gün yüzüne çıkartmazlar, başka şeyleri yaşatırlar size. İmanınızın, inancınızın tamamen aksine başka bir hayat yaşattırırlar. Meselâ vahiy konusunda, Kur’an ve sünnet konusunda, sosyal ilişkiler konusunda, evlenme boşanma konusunda, mal konusunda, çocuk eğitimi konusunda, kılık-kıyafet konusunda, hukuk konusunda, ekonomik hayat konusunda ve tüm konularda sizin bir imanınız vardı ya, Bakara’dan, Âl-i İmrân’dan, Nisâ’dan kaynaklanan, Buhârî’deki, Müslim’deki peygamberinizin hadislerinden kaynaklanan bir imanınız vardı ya, işte bu imanınızı örtbas ettirip size başka şeyler yaşatırlar. Sizin bu imanlarınızın üzerini örttürüp, unutturup kendilerinin güya bu Allah’tandır diye sundukları başka şeyleri size uygulatmaya çalışırlar. İmanlarınızdan kaynaklanmayan bir hayatın adamı yaparlar sizi. İnanırsınız ama bu imanınız sadece iddia planında kalıverir. İnancınız farklı, yaşantınız farklı oluverirsiniz Allah korusun.