Âl-i İmrân Suresine Dön

Âl-i İmrânآل عمران

14. Ayet

14Âl-i İmrân Suresi
Mushafta Aç

زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَن۪ينَ وَالْقَنَاط۪يرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِۜ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ

Kadınlar, evlatlar, kantar kantar altın ve gümüş, besili atlar, hayvanlar ve ekinlerden oluşan şehvetlerin sevgisi insanlara süslü gösterildi. Bu, dünya hayatının (kendisinden faydalanılan geçici) metâsıdır. (Ebedî ve hakiki nimetlerin olduğu) güzel dönüş, Allah katındadır.

Dipnot

Dünya nimetlerine bakış açısı için bk. 11/Hûd, 15-16

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

14. âyetidir. Dünyayı da âhireti de en güzel tanımlayan bir âyet. Allah bu âyetiyle bize hem dünyayı hem de âhireti tanıtıyor. Çünkü dünyanın da âhiretin de sahibi Allah’tır. Dünyayı da, âhireti de yaratan, dünyayı da, âhireti de en iyi bilen Allah’tır. Dünyadan bir parça olan insanı da en iyi bilen Allah’tır. İnsanın dışındaki varlıkları da en iyi bilen, tanıyan onların yaratıcısı olan Allah’tır. Öyleyse bu konuda ve her konuda eksiksiz bilen Allah’ın tanımı en güzel tanımdır. Allah’ın yargısı en doğru, en gerçek yargıdır. Öyleyse ey insanlar, gelin bilmeyen, tanımayan, bilgisi tam ve mükemmel olmayan, Allah bilgisine muhtaç cahilin cahili olan zavallı kullar olarak Allah bilgisini, Allah tanımını, Allah’ın değer yargılarını bir kenara alarak kendi hevâ ve heveslerimizle bir dünya ve âhiret tanımı yapmaya kalkışmayalım. Kendi kendimize dünya ve âhiret konusunda bir değer yargısı koymaya ve hayatımızı kendi kendimize belirlediğimiz bu değer yargısına bina etmeye, buna göre bir hayat kurmaya kalkışmayalım. Kendi kendimize bir dünya-âhiret dengesi kurmaya kalkışmayalım. Gerek dünya konusunda, gerek hayat konusunda, hayat programı konusunda, gerek âhiret konusunda, gelecek konusunda ve her tür konuda Allah bilgisiyle hareket etmeyenler, vahye müracaat etmeyenler kesinlikle bilelim ki yanılacaklardır. İşte her şeyin en doğrusunu, en iyisini bilen, bilgisi tam olan Rabbimiz, bizim en çok yanılgı içinde olduğumuz konumuyla bizi aldatan dünya hayatını ve âhiret hayatını bakın bize şöyle anlatıyor: 14. “Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gümüşe, nişanlı atlar ve develere, ekinlere karşı aşırı sevgi beslemek insanlara güzel gösterilmiştir. Bunlar dünya hayatının nimetleridir, oysa gidilecek yerin güzeli Allah katındadır.” İnsanlara arzular, istekler, tutkular, şehvetler ziynetli gösterildi, süslü gösterildi. Peki neymiş bunlar? Neymiş bu insanlara süslendirildikleri için insanların ilgilerini çekip iştahlarını kabartan şeyler? Kadınlar, oğullar, altınlar, gümüşler, atlar, arabalar, fiyatlar, muratlar, marklar, dolarlar, develer, davarlar, ekinler, evler, bağlar, bahçeler. İşte dünyada insanlara güzel gösterilen, insanlar için dünyada süslenen şeyler bunlardır. İşte bunlar dünya hayatının geçici, solucu, bitici metaıdırlar, geçimliğidirler. Bunların hepsi bir gün gelecek ve bitecektir. Halbuki Allah yanında olanlar, Allah katında olanlar ise bitmeyecek, tükenmeyecek, ölmeyecek, solmayacak ebedî güzelliklerdir. Allah’ın yanında çok güzel bir hayat var. İnsanlara dünyada süslü gösterilen, güzel gösterilen bu fâni metalardan, bu süslerden, bu kadınlardan, bu oğullardan, bu atlardan, arabalardan çok daha güzel şeyler hazırlanmıştır. İşte bakın o hazırladıklarını Rabbimiz şöyle anlatıyor:
Âl-i İmrân Suresi 14. Ayet — Âl-i İmrân 3/14 | Tevhid Meali