172. “Kendileri savaşta yara aldıktan sonra Allah ve peygamberin çağrısına koşanlara, hele onlardan iyilik edip sakınanlara büyük ecir vardır.” Bir savaşta, hem de bir yara aldıkları halde Allah ve Resûlüne icabet edenler. İşte Bedir’de, Uhut’ta, Hendek’te, Hayber’de, Yer-mük’te, Tebûk’te, Kadisiye’de, Nehraven’de, Çanakkale’de Allah adına bir savaşta yara aldıkları halde, yenilgiye uğradıkları halde yine de Allah ve Resûlüne itaate koşanlar, Allah ve Resûlünün yeni bir savaş dâvetine icabet edenler var ya, daha yaralarını bile sarmaya zaman bulmadan, şehidlerini bile gömmeden; “haydin, toparlanın düşman üzerine!” diyen Allah Resûlü dinleyenler var ya, işte onlar için çok büyük ecirler vardır diyor Rabbimiz. Savaş bitimi hemen Mekke’ye doğru geri dönmeye başlayan şirk ordusunun geriye dönerek müslümanlara yeni bir hücumu dü-şündüğünü haber alan Allah’ın Resûlü haydi toparlanın ey müslü-manlar, müşrikler yeniden saldırı düşünüyor diyor, arkadaşlarını yeni bir savaşa dâvet ediyordu. Rivâyetlere göre Ebu Süfyan ve arkadaşları Mekke’ye doğru yönelip Evha denen mevkie geldiklerinde durumdan pişman olmuşlar ve şöyle diyorlardı: Yahu biz ne yaptık? Niye dönüyoruz Mekke’ye? Müslümanların pek çoğunu öldürdük, çoğunu da yaraladık. Mağlup olan onlar, galip gelen bizlerken niye kaçıyoruz? Niye bir daha dirilemeyecekleri bir biçimde tamamiyle onların belini kırmadık? Niye köklerini kesmedik? Niye Medine’ye girip onların karılarını, kızlarını almadık? diyerek geri dönmeyi düşünüyorlar ve işte bunu haber Allah’ın Resûlü yaralı bir vaziyette kıvranan arkadaşlarını haydin onlar bize saldırmadan biz onları takip edelim diyordu. Bu dâveti duyan yaralı müslümanlar hemen Rasûlullah Efendimizin etrafında toplanıyorlardı. İşte böyle muhsin davranan, savaş ortamında Allah huzurunda olduklarının şuuru içinde olan, hayatlarını Allah için yaşayan bu müslümanlar çok büyük ecirler var diyor Allah. Evet gerçekten zor bir imtihandı bu. Müslümanlar olarak Allah için bir savaşa gideceksiniz, orada bir yenilgi tadacaksınız, 70 kadarınız doğranacak, bir o kadarınız savaş meydanında yaraları içinde kıvranacak, büyük bir yara alacaksınız, ama bütün bunlara rağmen yine de Allah Resûlünün yeni bir savaş çağrısına evet diyeceksiniz, düşmanın üzerine yürüyecek ve mağlubiyetten sonra yeniden galibiyetin yolunu bulacaksınız. İşte bu, Allah’ın peygamberine ve onun yolunun yolcularına en büyük yardımıdır.