188. “Ettiklerine sevinen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananların, sakın onların azaptan kurtulacaklarını sanma; elem verici azap onlaradır.” Yaptıklarıyla sevinen, böbürlenen, yapmadıkları şeylerle de insanlar tarafından övülüp takdir edilmelerinden hoşlanan insanlar. Sakın onların azaptan kurtulacaklarını sanma. Kim bunlar? Ne yapmışlar bunlar? İşte önceki âyette anlatıldı. Bunlar Allah’ın âyetlerini gizlediler, Allah’ın âyetlerini sattılar ve karşılığında insanlar nazarında değer kazandılar. Böyük adam, böyük hoca, aydın insan diye insanların takdirlerini, alkışlarını topladılar. İnsanların teveccühlerine nail oldular. Değer kazandılar. Ekonomik güçler topladılar. Makamlar, koltuklar elde ettiler. Hâkim düzenle çatışan Allah’ın âyetlerini gizlemelerinden ötürü düzen tarafından sevilip, sayılıp övüldüler, ödüllendirildiler. İşte bu insanlar tarafından sevilenler, övülenler ama Allah tarafından gazaba maruz kalanlar sanmasınlar ki bu insanların kendilerini alkışlamaları, kendilerini övmeleri, aydın din adamı böyle olmalıdır diyerek kendilerini yüceltmeleri, kendilerine hamd etmeleri, yapmadıklarıyla insanların kendilerini tanrılaştırmaları onları Allah’ın azabından kurtaramayacaktır. Ne alkışlayanlar ne de alkışlananlar cehennemden kurtulamayacaklardır. Evet onların bu sebeple insanlardan topladıkları ne ekonomik güçleri, ne siyasal güçleri, ne halktan topladıkları manevî, rûhânî güçleri, ne efendilikleri, ne şeyhlikleri, ne hazretlikleri, ne proflukları, ne doktorlukları kendilerini asla azaptan kurtaramayacaktır. Allah’ın azabından insanları ancak samimi bir iman kurtaracaktır bunu hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmayalım inşallah.