Âl-i İmrân Suresine Dön

Âl-i İmrânآل عمران

196. Ayet

196Âl-i İmrân Suresi

لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فِي الْبِلَادِۜ

Kâfirlerin yeryüzünde (mağrur bir şekilde) dolanıp durmaları seni aldatmasın.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

196,197. “İnkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolaşması sakın ey Muhammed, seni aldatmasın; az bir faydalanmadan sonra onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü duraktır!.” Hani sûrenin evvelînde şöyle demişti Rabbimiz: “İnkâr edenlerin malları ve çocukları, Allah'a karşı onlara bir şey sağlamaz. İşte onlar ateşin yakıtlarıdır.” Âl-i İmrân 10) Kâfirlere, Allah düşmanlarına Allah’la tutuştukları bir savaşta ne malları mülkleri, ne çoluk çocukları, ne aileleri aveneleri, ne askeri güçleri, ne siyasal ve ekonomik güçleri, ne devletleri, saltanatları Allah’a karşı onlara hiçbir fayda sağlamayacaktır. Allah’a karşı hiçbir işe yaramayacaktır bunlar. Rabbimiz kendisini mü’minlerin safında kılarak onların ne ekonomik güçleri, ne siyasal ve askerî varlıkları size karşı bana hiçbir şey ifade etmeyecektir buyuruyordu. Yâni onların bu savaşı sizinle değil benimledir. Onların karşısında duran sizler değil benim. Sizinle karşılaşacakları her bir savaşta onlar karşılarında beni bulacaklardır buyuruyordu. Bakın burada da buyuruyor ki Rabbimiz, bu kâfirlerin şehirlerde, ülkelerde, metropollerde mütekallibe olarak, galipler olarak, hâkimler, egemenler olarak, güçlüler olarak, tüm dünyayı sömürenler olarak, zulmedenler olarak feruh fahur gezip dolaşmaları seni asla aldatmasın, üzmesin. İşte şu anda görüyoruz ki bu kâfirler, bu zalimler tüm dünyayı parsellemişler, tüm dünyayı paylaşmışlar, eziyorlar, sömürüyorlar, zulmediyorlar, kan içiyorlar, birbirlerine peşkeş çekiyorlar. İstedikleri şekilde hareket ediyorlar, dilediklerini yapıyorlar. Tüm dünya denizlerinde onların donanmaları, tüm dünya semalarında onların uçakları, füzeleri, tüm dünya haberleşmelerinde onların haber organları, tüm dünya ticareti onların elindeymiş gibi görünüyor. Aldatmaca propagandalarıyla, artistik yayınlarıyla böyle göstermeye çalışıyorlar. Ey peygamberim ve ey peygamber yolunun yolcuları, sakın bu durum sizi aldatmasın. Bu sadece: Az bir dünya metaıdır bu. Çok çabuk bitecek az bir metadır bu. Çok kısa bir süre sonra bitecek ve: Yaşadıkları bu çok kısa hayatın sonunda da onlar cehenneme gideceklerdir. Onları cehennem beklemektedir ve o ne kötü bir varış yeridir? Ne kötü bir döşektir? Bunu, bu metaun galili daha önce demeye çalışmıştım. Evet hemen bitecek bir dünyaya sahip olmaları seni asla aldatmasın. Çünkü bu kısacık dünyanın sonunda onlar cehenneme gidecekler ve oradaki azapla kucaklaşınca bu dünyada bir saat bile sefa sürmediklerini kendileri itiraf edecekler. Peki bitmeyecek olan nedir ya?