200. “Ey İnananlar! Sabredin, düşmanlarınızdan daha sabırlı olun, cihada hazır bulunun, Allah'a karşı gelmekten sakının ki başarıya erişebilesiniz.” Ey iman edenler. Peki neye iman edenler? Fâtihayla başlayan, Bakarayla devam eden ve Âl-i İmrân’ın sonuna kadar anlatılanlara, buraya kadar ortaya konan konulara iman edenler sabredin. Buraya kadar ortaya konan âyetlerde sizden istenen müslümanca bir hayatı yaşama noktasında, Rabbinizin rızasını kazanma ve cennetine ulaşma noktasında sabredin. Müslümanlıktan başka bir derdiniz, bir hedefiniz, bir hesabınız olmasın. Sabredin. Neye? Para kazanmaya değil tabii. Dünya mal mülklerine ulaşmaya sabredin değil tabii. keyfiniz için, lüksünüz için, rahatınız için, makam ve mevkiler için, diploma, doktora için, şan şöhret için, statülerinizi korumak için sabredin, bunlara ulaşmak için her türlü zahmeti, her türlü fedâkârlıkları göğüslemek için sabredin, dayanın, direnin değil. Allah için, Allah’ın rızasını kazanmak için, Allah’a Allah’ın istediği kulluğu gerçekleştirebilmek için, cennete ulaşabilmek için, cehennemden korunabilmek için sabredip dişinizi sıkın. "Sabredin! Sabırda yarışın!" Yâni bu imanınızı gündemde tutma yarışında bulunun. Sabır-da yarışın. Dünyada hangi denenmeyle, hangi sınanmayla, hangi imtihanla karşı karşıya gelirseniz müslümanca kalabilmenin direnişini gösterin. Müslümanca kalabilmenin ve ölebilmenin hesabını sağlam yapın. Yâni siz sabırlı olun. Direnin. Dayanın. Şeytan ve dostlarının engellemelerine karşı sabır yarışına girin. Dininizden, imanınızdan, takva ve teslimiyetinizden asla taviz vermeyin, geri adım atmayın. "Rabıtalı bulunun! Allah’a takvalı olun!” Yâni Kur’an’la vahiyle bu mesajla ilginizi irtibatınızı, Rabıtanızı kesmeyin. Böylece yolunuzu hep Allah’la bulun! Yanılmayın. Şaşırmayın. Hep Allah desin siz yapın. Allah tarif etsin kitabıyla siz oradan alıp amele dönüştürün. Evet, rabıtalı olmak budur. Allah için bir kulluktan bir başka kulluğa, bir hayırdan başka bir hayra koşun. Bir namazdan sonra bir başka namaza doğrulun. Allah yolunda, Allah uğrunda bir savaşta nöbet tutun. Allah için düşmanı gözetleyin. Savaşın en uç noktasında direnin. Allah’ın dinine göğsünüzü siper edin. Takvalı olun Allah’a. Hayatınızı Allah için yaşayın. Allah’ın helâl haram sınırlarını gözetin. "Umulur ki o zaman felaha eresiniz." İşte o zaman felah bulursunuz. İşte o zaman kurtuluşa erersiniz. Umulur ki o zaman dünyanız da âhiretiniz de güzel olur. Öyleyse ey müslümanlar, haydin felaha, haydin kurtuluşa, haydin Allah için bir hayata. Allah yardımcımız olsun. Velhamdü lillahi Rabbil âlemin.