Âl-i İmrân Suresine Dön

Âl-i İmrânآل عمران

22. Ayet

22Âl-i İmrân Suresi
Mushafta Aç

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ

Bunların dünya ve ahirette tüm amelleri boşa gitmiştir ve onların yardımcıları da yoktur.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

22. “Onlar, dünya ve âhirette işleri boşa çıkacak olanlardır. Onların hiç yardımcıları da yoktur.” Onların dünyada yaptıkları amelleri boşa çıkacaktır. Bu kâfirlerin, bu zalimlerin tüm planları-programları, tüm fileleri-komploları, tüm güçleri, tüm ekonomik, siyasal ve askeri kuvvetleri, tüm saltanatları, tüm medeniyetleri, tüm teknolojileri boşa çıkmıştır, boşa çıkacaktır. Allah’ın âyetlerine, Allah’ın elçilerine karşı düşmanca bir tavır alan, Allah yoluna çağıran mü’minlere karşı düşmanca bir tavır takınanların durumu budur. Kitabından habersiz bir hayat yaşayan insanların dünyada da âhirette durumu işte budur. Ben yahudi’yim, ben Mûsâ’ya inanıyorum dediği halde, ben Tevrat’a inanıyorum, ben Tevrat’la amel ediyorum, Tevrat benim kitabımdır dediği halde Tevrat’tan habersiz bir hayat yaşayan, Ben İncil’e inanıyorum, İncil benim kitabımdır dediği halde İncil kaynaklı bir hayat yaşamayan, ben Kur’an’a inanıyorum, Kur’an benim kitabımdır dediği halde, Kur’an’ı öpüp bağrına bastığı halde onun içindekilerden habersiz bir hayat yaşayan, kitabını okuyup anlamaya, kitabının âyetlerini gecesine-gündüzüne, evlenmesine-boşanmasına, yemesine-içmesine, giyinmesine-kuşanmasına, kazanmasına-harcamasına, düğününe-derneğine, hukukuna-ekonomisine karıştırmayan, kitabını örterek, kitabını gündeminden düşürerek, kitabının değer yargılarını terk ederek kendi hevâ ve heveslerine göre, kendisi gibilerinin hevâ ve heves-lerine göre, topluma göre, Allah’tan başkalarının değer yargılarına göre bir hayat yaşayan insanların dünyada tüm yaptıkları boşa gidecektir. Çünkü onların hayatlarında, hayat programlarında yaptıkla-rında, ettiklerinde etkili olan Allah değildir, Allah’ın kitabı ve Resûlü-nün sünneti değildir. Çünkü onların amellerinin yaptırıcısı Allah de-ğildir. Ya da onlar tüm çabalarını tüm plan ve programlarını dünya adına harcamış kimselerdir. Yâni bunlar dünyayı kıble edinmiş, tüm plan ve programlarını dünyayı kazanmak adına yapmışlar, dünyalık elde etmek üzere, dünyada zengin ve başarılı olmak üzere yapmış in-sanlardır. Tüm yatırımlarını dünyada kalıcı ve âhirete intikal etmeyici şeylere yapmışlar. Dünyada zengin olmak ve dünyada başarmak onların tek amacıydı. Âhiret adına bir endişeleri yoktu onların. Bu yüzden hayatlarında Allah’ı diskalifiye etmişler, peygamberi unutmuşlar, kitabı yok farz etmişler, hesabı yok farz etmişler. Hesabı yok farz edince de kendilerini her türlü sorumluluktan azade saymışlar ve tıpkı hayvanlar gibi sorumsuzca bir hayat yaşamışlar. Bunu yaparken de çok iyi bir şey yaptıklarını zannetmişler. Böylece hayatlarını mahvet-mişler. Tüm yaptıkları boşa gitmiş, kendilerini de kendilerine verilen imkânlarını da boşa harcamışlar.