43. “Ey Meryem! Rabbine gönülden boyun eğ, secde et, rükû edenlerle birlikte rükû et.” Ey Meryem, sen de seni temizleyip âlemin kadınlarına üstün kılan Rabbine boyun eğip teslim ol. Rabbinin emirlerine el pençe divan durup saygıyla boyun bük. Rabbine secde et ve rükû edenlerle birlikte rükû et. Allah karşısında bel büküp boyun eğ. Sadece Allah’ı dinle. O’nun arzularına kulak ver. Sadece Allah’ın istediğini yaşa. Rü-kû edenlerle birlikte, Allah karşısında ukalalık etmeyip, Allah’a akıl vermeye kalkışmayıp, Allah’a kafa tutmayıp Onun emir ve yasaklarına teslim olanlarla birlikte sen de rükû et. Secde ve rükû inkıyat demektir, Allah’ın emirlerine boyun eğmedir, kabul etmedir, “baş üstüne ya Rabbi! Anladım ya Rabbi! Hemen gereğini yerine getiriyorum ya Rabbi” demektir. Allah’a itiraz etmemenin, Allah’a karşı yan çizmemenin, Allah’ın emirlerini savsakla-madan hemen yerine getirmenin beyanıdır, uygulamaya koymanın beyanıdır rükû ve secde. Ey Meryem yüzünü, yönünü, kalbini, düşünceni, aklını, fikrini, geceni gündüzünü sadece Rabbine çevir. Ve seninle birlikte Allah’a kulluk edenlerin yanında olduğunu, onlarla birlikte olduğunu asla unutma. Sen hep mü’minlerle berabersin. Sen Hz. Adem’den kıyâmete kadar Allah’a karşısında eğilen, Allah’a teslim olmuş mü’minlerle birliktesin. Sen onların desteğinde, onlar da hep senin desteğindedirler. Ve sadece Allah’a secde ediciler, sadece Allah’ı razı ediciler, sadece Allah için bir hayat yaşayıcılar olarak hepiniz Allah desteğindesiniz. Bunu asla unutmayın.