56. “İnkâr edenleri de dünya ve âhirette şiddetli azaba uğratacağım. Onların hiç yardımcıları olmayacaktır.” Kâfirlere gelince onlara hem dünyada hem de âhirette şedît bir azap vardır. Tevhidi, İslâm’ı bırakıp küfrü tercih eden kimselere, Îsâ’ya Allah’ın oğlu diyerek şirke düşen kimselere, Üzeyr Allah’ın oğludur diyen kimselere, Allah’ı bırakıp din adamlarını, siyasîleri tanrı kabul edip onların yasalarını uygulamaya çalışanlara, onların arzu ve isteklerini gerçekleştirmeye çalışanlara dayanılmaz, şedît bir azap vardır diyor Rabbimiz. Ve ne dünyada ne de âhirette onların yardımcıları da olmayacaktır. İşte Allah’ın değer yargısı budur. Kâfirlerin Allah katındaki değerleri ve sonuçları budur. Öyleyse müslüman kimlere imrendiğini, kimleri üstün kabul ettiğini, kimlerle yarışmaya çalıştığını, kimler gibi olmaya çalıştığını iyi bir düşünsün. Düşünüp anlasın ki şu anda gözünde büyüttüğü, şehirleriyle, kentleriyle, hukuklarıyla, ekonomileriyle, teknolojileriyle, medeniyetleriyle hayran kaldığı kâfirlerin hem dünyada hem de âhirette nasıl bir azabın mahkumu olduğunu. İşte kâfirlerin durumu budur.