95. “Ey Muhammed! De ki: “Allah doğru söyledi, doğruya meyleden İbrâhim’in dinine uyun; O, puta tapanlardan değildi.” Bırakın bu işleri, bırakın bu tanrılık pozlarını da anlayın gerçeği. Adam olun da dinleyin ki Allah doğruyu söyler, Allah tasdike konu konuşur. Allah tasdik eder, dediğini güzel söyler, tasdike konu söz söyler, sadâkatle kabul edilmesi gereken söz söyler. Allah doğruyu ortaya koyandır, saddaka yapandır, doğrulanılması gereken sözü söyleyendir Allah ki, siz de bunun için: İbrâhim Milletine uyun! Hanif olan, dosdoğru olan, el pençe divan durmuş Allah’ın emirlerine âmâde bekleyen, başka şey düşünmeyen, sadece Allah’a kulluk prensibini din olarak, millet olarak, yol olarak ortaya koyan İbrâhim’e ittiba edin. Tüm hayatında Allah’a yönelmiş, hayatı her yönüyle müslümanlar için örnek olmuş, Allah’ın müs-lümanlara imam seçtiği, önder seçtiği İbrâhim’in milletine tabi olun, Onun peşi sıra gidin, onun gibi olmaya çalışın. Yâni gerçekten insanın damarlarındaki kanı kurutacak bir gerçek. Ne diyordu Allah? “İbrâhim ve onunla beraber olanlarda, sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır” (Mümtehine 4) Muhakkak ki sizin için İbrâhim’de güzel bir örnek vardır. Kulluk için İbrâhim’i tanımamız gerekiyor. Nasıl? Meselâ ben İmamım, önderim, örneğim, atam olan İbrâhim (a.s)’ın hayatını bilmiyorum. Komşuluk ilişkilerini tanımıyorum, gece hayatını tanımıyorum, sofrasını tanımıyorum, çocuklarını nasıl eğittiğini bilmiyorum, israf anlayışını, israf karşısında neler hissettiğini bilmiyorum, aile halindeki durumunu, çoluk çocuğunu Mekke’ye bırakışını, aklı işin içine katıştırmayışını, tâ-ğutlarla ilişkisini, şirke karşı tavrını bilmiyorum. Halbuki ben İbrâhim (a.s) gibi olmak zorundaysam Onu tüm bu yönleriyle tanımak zorundayım. Çünkü ben onun peşi sıra gideceğim. Nerden gideceğim? Nasıl gideceğim? Onu nasıl örnek alacağım? Bunu bilmek zorundayım. Bilmeden, tanımadan Onu örnek almam, Onun gibi olmam mümkün değildir. Bunun için başka çaresi yok İbrâhim (a.s)’ı tanımak zorundayım. Peki bunun yolu ne? Nereden, kimden soracağım İbrahim (a.s) i? Nasıl tanıyacağım Onu? Bunun yolu nedir? İbrâhim (a.s)’ı tanımanın yolu da Kur’an’dan geçer. O halde sürekli vahiyle beraber olmak zorundayım. Ve bir de İbrâhim (a.s) şirke de bulaşmamıştı, müşrik değildi O. Yâni öyle onunla beraber olun ki sırf Allah’a kul olursunuz o zaman, Hanif milletten olursunuz. Öyleyse haydi buyurun İbrâhim (a.s)’ı araştıralım, İbrâhim (a.s)’ı tanıyalım. O ne yapmışsa? Nasıl inanmış-sa? Nasıl teslim olmuşsa? Nasıl kulluk yapmışsa onun yolundan gidelim. Ne yapmış atamız? Eğer gecesini-gündüzünü para kazanmanın peşine takmışsa, insanlara sürekli ekonomik büyümeyi öğütlemişse, ne yapın, yapın zengin olun, zenginler Allah katında üstündür demişse, insanları ekonomik ayırımlarla değerlendirmişse, Allah’ın haram-helâl yasalarını bırakıp kendi kendine haram-helâl belirlemeye, kendi kendine yasa belirlemeye kalkışmışsa, ya da Allah’tan başkalarını bu konuda yetkili görüp onları tanrı kabul etmişse biz de Onun gibi olalım. Halbuki İbrâhim (a.s) tüm putları kırmış, güneşi, ayı, yıldızları doğramış sadece Allah’a kulluk etmiştir. Ve işte bakın Onun en büyük hatırası, en büyük ameli şudur: