10. “İnsanlardan: “Allah'a inandık” diyenler vardır; ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanların ezasını Allah'ın azabı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, andolsun ki, “Doğrusu biz sizinle beraberdik” derler. Allah, herkesin kalbinde olanları en iyi bilen değil midir?” İnsanlardan öyleleri de vardır ki inandık diyorlar Allah’a. Allah’a iman ettik derler, ama Allah yolunda, Allah’a iman yolunda, Allah’a kulluk yolunda başlarına bir eziyet, bir belâ geldiği zaman, bir maaş cezası, bir soruşturma, bir kovuşturma cezasıyla karşı karşıya kaldıkları zaman insanların denemesini, insanların fitnesini, insanların cezalandırmasını Allah’ın cezası gibi kabul eder de Allah’tan, Allah’a kulluktan vazgeçip yan çiziverir. Allah’ı bırakıp ta insanlara itaate yöneliverir. İnsanları Allah makamına oturtuverir. İnsanların dediklerini yapmanın daha kârlı olduğunu zannediverir. İnsanlardan gelebilecek ufak tefek baskıları Allah’ın cehennemine denk tutuverir de onlardan korkusundan Allah’a kulluğu terk ediverir. Evet insanlardan kimileri Allah’a inandık diyorlar, biz de müs-lümanız diyorlar, ama işleri iyi gittiği sürece bu iddialarını sürdürürler. İşleri iyi gitmediği zaman, menfaatleri bittiği zaman bırakıverirler. Veya bir tehlike boyutuna kadar mü’mindirler. Allah’a iman yolunda ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya kaldıkları zaman vazgeçiverirler. Yâni imanları sabit değildir adamlar. Kararları yoktur. İmanları gelip geçicicidir. Menfaat hesapları içindedirler. İmanları ciddi ve oturmuş değildir. Hem müslümanlar, hem laikler. Hem müslümanlar, hem demokratlar. İşlerine geldiği yerde müslümanlar, işlerine gelmediği yerde başka şeyler. Eğer müslümanlara Rabbinden bir zafer, bir yardım gelirse bu defa derler ki muhakkak biz sizinle beraberiz. Biz sizinle beraberdik derler. Biz sizinle aynı imanı paylaşanlardık derler. Alemlerin, insanların göğüslerinde olanı en iyi bilen Allah değil mi? İnsanların niyetlerini, düşündüklerini, tasarladıklarını, niyetlerini en iyi bilen Allah değil midir? İnsanlara egemen olan, insanları kuşatan, insanların boyunlarındaki ipleri elinde tutan O değil midir?