13. “Onlar kendi ağırlıklarını, kendi ağırlıklarının yanında daha nice ağırlıkları yüklenecekler ve uydurup durdukları şeylerden kıyâmet günü sorguya çekileceklerdir.” Onlar kendi günâhlarını yüklenirler, kendi ağırlıklarının yanında bir de saptırdıkları kimselerin veballerini, günâhlarını da yüklenirler ve doğruca cehenneme giderler. Ne kendileri cennete gidebilirler, ne de bir kimsenin günâhlarını yüklenerek onu cennete götürebilirler. Hem kendi günâh yüklerini, hem de azdırıp yoldan çıkardığı insanların günâhlarını yüklenerek ateşi boylarlar. Ve iftira edip uydurdukları, kendi hevâ ve hevesleriyle oluşturdukları bir felsefenin, bir hayatın cezasını ödeyeceklerdir kıyâmet gününde. Allah’a ve Resûlüne iftira ederek yaptıkları işlerin hesabını ödeyeceklerdir. İstedikleri kadar dünyada Allah’ın kendilerine verdiği geçici yetkiyle müslümanları yollarından, dinlerinden saptırmaya çalışsınlar. İstedikleri kadar müslümanlara zulmetmeye çalışsınlar. İstedikleri kadar Allah’a, Allah’ın dinine tuzaklar kurmaya çalışsınlar. Elbette bu dünyaya kazık çakamayacaklar. Elbette herkes gibi bir gün onlar da ölecekler. Tıpkı kendilerinden önce müslümanlara zulmeden zalimlerin de öldükleri gibi. Zulmedilen müslümanlar öldüler de zalim kâfirler ölmediler mi? Şehit olanlar, zulme maruz kalanlar bu dünyadan gitti de öldürenler zalimler gitmediler mi? Hani hangi zalim kâfir kalmış ta geriye? Hani Nemrutlar? Hani Firavunlar? Hani Ebu Cehiller? Neredeler şimdi? İşte bakın geçmişten haberler. Geçmişte yaşanan iman küfür savaşında işleyen Allah yasası.