Ankebût Suresine Dön

Ankebûtالعنكبوت

22. Ayet

22Ankebût Suresi
Mushafta Aç

وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۘ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ۟

Siz, yerde ve gökte (Allah’ın vaadini yerine getirmesine engel olup) O’nu aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah’ın dışında ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız vardır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

22. “Siz ne yeryüzünde ve ne de gökte Allah'ı âciz bırakabilirsiniz. Allah'tan başka bir dost ve yardımcınız da bulunmaz.” Ne yeryüzünde, ne de gökte Onu asla âciz bırakamazsınız. Ve sizin için Allah’tan başka ne bir dostunuz, ne velîniz, ne de yardımcınız yoktur. Şimdi bütün bu gerçekler ortadayken nasıl oluyor da Allah’ı bırakıp Onun berisinde bir kısım varlıkları Rab, İlâh, tanrı, tanrıça kabul edip onların arzularını yerine getirmeye, yasalarını uygulamaya kalkışıyorsunuz? Aklınız yok mu sizin? Bu dünyada Allah’ı bırakıp ta Onun berisinde Onun yetkilerine, Onun gücüne sahip olmayan birilerini Onun yerine oturtmak kadar büyük bir felâket olur mu? Yeryüzünde Allah’la savaşmak kadar, Allah’la çatışma içine girmek kadar büyük bir felâket olur mu? Yeryüzünde Allah’la savaşa tutuşmak kadar bir yenilgi olur mu? Kim savaşmış Allah’la da başarmış? Kim silebilmiş yeryüzünde Allah’ı? Göklerde ve yerde bugüne kadar Allah’ı âciz bırakabilmiş birileri var mı? Biliyor musunuz böyle birini? İlk insan, ilk peygamber atamız Adem (a.s)’ın torunlarından Nuh (a.s) döneminde yeryüzünde küfür ve şirk açığa çıkmış. O günden bu güne yeryüzünde insanların Allah’la savaşımı anlamına gelen küfür ve şirk ayırımı devam etmektedir. O gün bugündür kâfir ve müşrikler Allah’ı yeryüzünde, gökyüzünde, varlık âleminde silmeye çalışıyorlar. Allah’ın hayata egemenliğini yok etmeye, Allah’ın iradesini bitirmeye, Allah’ın egemenliği yok etmeye çalışıyorlar. Ne oldu? Neyi başarabildiler? Silebildiler mi Allah’ı? Yok edebildiler mi Allah’ın iradesini? Hayır hayır Allah hâlâ var ve yaratıcı, öldürücü, rızık verici, hükmedici olarak var olmaya devam edecek. Kimse Onu ve hayatta işleyen yasalarını, hayata egemenliğini göklerde ve yeryüzünde bitiremeyecektir. Kimse Onun yetkisini, saltanatını, rubûbiyet ve ulûhi-yet’ini en engelleyip bertaraf edemeyecektir. Bilâkis Onunla, Onun elçisiyle, Onun diniyle savaşanlar 950 yıl yaşamış olsalar bile Nuh kavmi gibi, yeryüzünün en güçlü insanları olsalar bile Âd kavmi gibi, yeryüzünün en büyük medeniyetine sahip olsalar bile Semûd kavmi gibi, dağları yontup ölümsüz evler yapmış olsalar bile, şımarıklıklarını, ahlâksızlıklarını peygambere kafa tutacak bir noktaya da getirmiş olsalar Lût kavmi gibi, ekonomik güçlüklerini zirveye çıkarmış da olsalar Medyen toplumu, Sâlih (a.s)’ın toplumu gibi, veya ben sizin en büyük Rabbinizim demiş de olsalar Firavunlar gibi, veya o günkülerin teknolojilerini on katına, yüz katına da çıkarsınlar günümüz kâfirleri gibi, hiç bir zaman dünyanın en güçlü insanı, en güçlü devleti bile olsalar, akla hayale gelmedik modern silahlara da sahip olsalar kesinlikle Allah karşısında yine mağlup olacaklardır. Evet kim olursa olsun, ne olursa olsun herkes Allah’ın ölüm yasasına boyun bükmek zorunda kalacaktır. Mümkün müdür yeryüzünde bir tek insan ölümden kurtulmuş olsun? Var mı böyle birisi? Ben ölmeyeceğim, ben Allah’la baş edip Onun ölüm yasasına karşı geleceğim diyen bir insan biliyor musunuz yeryüzünde? Allah’ın yetkilerini elinden alabilen birsini tanıyor musunuz? Öyleyse ey insanlar gelin akıllarınızı başlarınıza alın da Allah’la çatışmadan vazgeçin. Ne göklerde ne yerde Allah’tan başka bir velî, bir dost, bir yardımcı bulamasınız. Onun dostluğunu, Onun velâyetini bırakırsanız artık kurtuluşunuz yoktur.