24. “İbrâhim’in sözlerine milletinin cevabı sadece: “Onu öldürün yahut yakın” demek oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır.” Dediler ki, öldürün Onu! Susturun! Sesini kesin! Ateşe atın! Ateşte yakın Onu! Evet işte kâfirlerin, zalimlerin sözleri, tavırları da böyle oluyordu. Tarih boyunca kâfirlerin, zalimlerin tavırları hiç değiş-miyor. Onların tek bildikleri asmak, kesmek, yakmak, vurmak, öldürmek, susturmak, hapsetmek vs. Kendilerini kurtarmaya gelmiş bir Allah elçisine reva gördükleri işte buydu. Düşünebiliyor musunuz? Bir peygamber, kendilerini ateşten kurtarmaya, cehennemden engellemeye gelmiş bir peygamberi ateşle yakmayı düşünsünler. Allah’ın kendileri için açtığı en büyük rahmet kapılarından birisini kapatmaya çalışsınlar. Bu ne biçim insanlık değil mi? Böyle yapanlara insan denebilir mi? Bir Allah elçisi kendini ihmal edercesine onların kurtuluşu için çabalasın, uğraşsın, gelin müslüman olun ve Allah’ın ateşinden kurtulun desin, onlar da kalkıp Onu yakmaya çalışsınlar. Sonuç ne? Sonuç elbette Allah’a aittir. Sonucun sahibi olan Allah, göklerde ve yerde tek egemen olan irade bakın hükmünü veriyor: Allah Onu ateşten korudu. Kitabımızın başka âyetlerinde anlatıldığı şekliyle Rabbimiz: Ey ateş kulumuz İbrâhim’e serin ve selâmetli ol! dedi de gerçekten İbrâhim üzerine hem serin oldu, hem de selâmetli oldu. Ve böylece ateşe hükmeden Allah, ateşin boynundaki kulluk ipinin ucu elinde olan Allah kulu ve elçisi İbrâhim (a.s)’ı ateşten kurtardı. Yakmadı yakan ateş Onu. Ama aynı ateş İbrâhim’e düşman kesilenleri yakacak yarın. Muhakkak ki bunda âyetler vardır. Kimin için? İman edenler için. Allah’ın bu âyetlerine iman eden, Allah’ın bu âyetleriyle yol bulmak, hayatını bu âyetlerle düzenlemek isteyen, Allah’ın âyetlerine baş vurmak isteyenler için. Evet İbrâhim (a.s) işte böyle bir imtihandan başarılı çıkıyordu. Tabii İbrâhim olmak kolay değil. Böyle bir imtihandan geçip başarmak kolay değil. Böyle zor imtihanlardan geçerken sadece Rabbine güvenen, sadece Rabbine dayanıp teslim olan atamızı Rabbimiz tüm insanlığa imam ve önder yapacaktı. Yaptı da Rabbimiz. Ey İbrâhim, Ben seni tüm insanlığa imam kıldım dedi. Ve işte imamımız, önderimiz, liderimiz, yasal örneğimiz toplumunu uyarmaya devam ediyor: