42. “Doğrusu Allah, Kendini bırakıp da yalvardıkları şeyi bilir. O güçlüdür, Hakim'dir.” Muhakkak ki Allah onların Allah’ı bırakıp ta tapındıkları, Allah’ı bırakıp ta dua ettikleri, Allah berisinde söz sahibi kabul ettiklerini bilmektedir. Onlar hiçbir şey değildirler. Ne tanrıdırlar, ne İlâhtırlar, ne de bir güçleri vardır onların. Azîz ve Hakim olan Allah’tır. Güç kuvvet sahibi, egemenlik sahibi, göklere ve yere hakim olan Odur. Onun berisinde, Onun dışında hiç kimsede izzet ve şeref te yoktur egemenlik te yoktur. Diledikleri aziz, dilediklerini zelil eden O iken, güç kuvvet sahibi, yetki sahibi O iken bu insanların Onu bırakıp ta tapınmaya çalıştıkları, sığınmaya çalıştıkları ne ki? Ya kendileri gibi âciz, sonlu, ölümlü insanlar, ya ölmüş gitmiş varlıklar, ya da kendilerinden daha güçsüz taştan, tunçtan, ağaçtan edindikleri cansız cemadat, putlar ve onların arkasına saklanarak kendilerini güçlü göstermeye çalışan sömürü odakları. İşte küfür ve şirk anlayışı budur. Tanrılar da âciz kullar da âciz.