A'râf Suresine Dön

A'râfالأعراف

145. Ayet

145A'râf Suresi

وَكَتَبْنَا لَهُ فِي الْاَلْوَاحِ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْعِظَةً وَتَفْص۪يلًا لِكُلِّ شَيْءٍۚ فَخُذْهَا بِقُوَّةٍ وَأْمُرْ قَوْمَكَ يَأْخُذُوا بِاَحْسَنِهَاۜ سَاُر۪يكُمْ دَارَ الْفَاسِق۪ينَ

O levhalarda ona her şeyden bir öğüt ve her şeye dair tafsilatlı bilgiler yazdık: “Ona kuvvetle tutun ve kavmine de emret, ona en güzel şekilde tutunsunlar. Fasıklar (cezalandırıldıklarında) yurtlarının (ne hâle geldiğini) size göstereceğim.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

145. “Ona levhalarda her şeyden bir öğüt yazdık ve her şeyi uzun uzadıya açıkladık; onlara sıkıca sarıl, milletine de emret, en güzel şekilde tutsunlar. Size Allah'a karşı gelenlerin yurdunu göstereceğim.” Biz Levhada onun için her şeyi yazdık. Her şeyin ayrıntısı vardır o kitapta. İmanın da, küfrün de, şirkin de, hakkın da, bâtılın da, hayrın da, şerrin de her şeyin detayları anlatılmıştır. Her şey açık ve net olarak Allah’ın kitabında anlatılmıştır. Tüm kitapların özelliği mev-iza oluşudur. Kur’an-ı Kerîm de mev’izadır. Tüm insanlığı cennete götürecek ve cehennemden uzaklaştıracak öğütleri muhtevidir. İnsanların hayatlarının her bir bölümünde ne yapacaklarına, nasıl hareket edeceklerine dair hükümler vardır, prensipler vardır. O halde ey peygamberim! Sen de kuvvetlice ona tutun. O kitaba kuvvetlice sarılıp onunla amel et. Kitaba tüm kuvvetinle, tüm himmet ve gayretinle tutunup onu asla elinden bırakma. Kitap sürekli elinde ve önünde olsun ki tüm hayatını onunla düzenleyesin. Ve kavmine, çevrendekilere de o kitabı emret, o kitaba tutunup onunla amel etmelerini emret ki onlar da o kitabın en güzeline uysunlar. Ya da en güzel biçimde onlar da Allah’ın kitabına sarılıp onunla hayatlarını düzenlesinler. Eğer bunu yaparsanız, kendiniz benim kitabıma kuvvetlice tutunur, onun emirlerini uygular nehiylerin-den de kaçınırsanız ve de onu toplumunuza duyurursanız, toplumu-nuz da Allah’ın kitabıyla en güzel bir şekilde diyalog kurar ve hayatlarını onunla düzenlerlerse kesinlikle bilesiniz ki ben sizi zafere ulaştıracağım. Sizi zafere ulaştırırken düşmanlarınızı, fâsıkları da hezimete maruz bırakacağım. Yâni ben fâsıkların yurdunu size göstereceğim. Fâsıkların başlarına nelerin geleceğini, onların nasıl bir helâkle helâk olacaklarını size göstereceğim diyor Rabbimiz. Âyet-i kerîmeden anlıyoruz ki Allah elçisinden sonra gelen bizler Allah elçisinin bize bıraktığı bu kitabı en güzel bir şekilde anlamak, tanımak, algılamak ve hayatımızı onunla düzenlemek zorundayız. Biz bunu yaptığımız zaman Rabbimiz fâsıkların yurdunu bize gösterecektir. Zira fâsıkların yurdu imansızdır orada iman yoktur orada inanç yoktur ve bunun için de orada hayat yoktur. Çünkü vahiyden uzak olan bir yerde hayat da yoktur. Kur’an ve sünnetin olmadığı bir yerde, vahyin bulunmadığı bir yerde bir evde bir ülkede kesinlikle hayat da yoktur. Vahiyle irtibatları olmadığı için ölüdür onlar.