A'râf Suresine Dön

A'râfالأعراف

166. Ayet

166A'râf Suresi

فَلَمَّا عَتَوْا عَنْ مَا نُهُوا عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَ

Yasaklandıkları şeyi yapmakta diretince, “Alçak/Aşağılık maymunlar olun!” demiştik.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

166. “Kendilerine edilen yasakları aşınca, onlara: "Aşağılık birer maymun olun" dedik.” Onlara hor, hakir, aşağılık maymunlar olun dedik. Evet Allah bu zâlimlere maymunlar olun buyurmuş ve onlar da maymunlar olmuşlar. Bu adamların nasıl maymunlaştıkları, sîreta birer maymun mu? Yoksa sûreta maymunlar mı olmuşlar bu konuda gerek Kur’an-ı Kerîmde gerekse Rasûlullah’ın sünnetinde detaylı bir bilgi bize intikal etmemiş. Ama Rabbimizin ifadesinden anlaşılıyor ki bu adamlar maymunlar olmuştur. Tabii maymunun aslında hayvan olarak bir aşağılığı ve sorumluluğu yoktur. Ama insan oldukları halde maymun olan bu insanlar aşağının aşağısı haline getirilmişlerdir. Zaten aslında yaşantıları itibariyle, hayatları, hayat tarzları itibariyle bu adamların fıtratları bozulmuş, zaten hayvanlaşmış, maymunlaşmış kimselerdi. Allah’ın yasalarını çiğneyerek, Allah’ın sistemine bedel getirerek, Allah’ın şeriatine alternatif getirerek, başkalarının yasalarını uygulayarak zaten karakterleri bozulmuş kimselerdi bunlar. Dünya milletleri gözünde böylece küçülen Yahudi asıllı Darvin de galiba bu aşağılık duygusundan kurtulabilmek için sadece biz mi maymun olacağız? Bu iş tarihte sadece bizimle mi ilgili olacak? Hep biz mi horlanacağız? demiş ve tüm insanlığı aynı duruma düşürüp kendilerini kurtarabilmek için tüm insanlığın maymundan geldiği tezini ortaya atıvermiş. Tıpkı cehenneme yalnız gitmeyi göze alamayan İblisin yanına arkadaşlar bulmak için insanları saptırma çabası içine girdiği gibi Darvin de bu maymun olma işini tüm insanlığa mal edivermiş. Bizim beyinsizler de mal bulmuş mağribî gibi onun bu saçmalığına sahip çıkıvermişler. Evet dikkat ederseniz âyet-i kerîmede Rabbimiz iki gruptan söz etmiş. Günahkârların Allah’ın yasalarını çiğneyenlerin maymunlaştırıldığını ve onları uyarma görevini yapan mü’minlerin de kurtulduklarını anlatmış ama o üçüncü gruptakilerin âkıbetleri konusunda hiç bir şey dememiştir. Yâni günahkârlara karşı uyarı görevi yapmayıp evlerine çekiliveren bizi sokmayan yılan bin yıl yaşasın mantığında olanların ne oldukları anlatılmamıştır. Bu adamlar ya ötekiler gibi dünyada cezalandırmış, ya da cezaları kıyâmet gününe ertelenmiştir. Ya da Rabbimiz bu insanların zikriyle kitabını kirletmek istememiştir diyoruz. O halde unutmayalım ki böyle bir toplum içinde kurtulanlar emr-i bil’maruf ve nehy-i anil’münker görevlerini yapan müslüman-lardır. Öyleyse böyle bir toplum içinde kurtulanlardan olmak istiyor-sak, bizler de müslümanlar olarak bu görevimizi yapmak zorundayız. Kur’an’ın değişik yerlerinde ve Rasulullah efendimizin hadislerinde görüyoruz ki bizim ümmetler içinde hayırlı bir ümmet oluşumuzun sebebi de işte budur. Eğer bugün bizler bizi diğer insanlardan üstün kılan bu özelliğimizi kaybeder ve İsrâil oğullarının durumuna düşersek unutmayalım ki bizi de aynı âkıbet bekliyor demektir. Ya müslümanlığımızı ortaya koyacak, küfre ve şirke rıza göstermeyeceğiz sonunda kurtulanlardan olacağız ya da kâfirlere, müşriklere rıza göstererek, onlarla kol kola pikniklere giderek, onlarla sarmaş dolaş bir hayat yaşayarak onların arasında kaybolup gideceğiz. Şahsiyeti silinmiş, kimliği kaybolmuş hayvanlar durumuna düşeceğiz demektir. Bakıyorum şu bizim topluma ve inanın ne diyeceğimi unutuyorum. Allah’ın yasalarını bırakıp da başkalarının yasalarını uygulama noktasında yarış eden bu insanların maymundan ne farkları kalmış da? Maymundan daha aşağılık mukallitler oluvermişler. Kâh onun sözünü alıyorlar kâh berikinin sözünü alıyorlar. Kâh filanın kulu oluyorlar, kâh falanın arkasına düşüyorlar. Sürekli yasa değiştiriyorlar. Güvenip bel bağladıklarının yasaları üç ay bile dayanmıyor. Tamam şimdi iyisini bulduk diyorlar bir kaç ay sonra değiştirmek zorunda kalıyorlar. Her an bir değişiklik yaşıyorlar. Bunu ancak maymunlar yapar. Bir yerde duran bir maymunun karşısından o anda yüz insan geçse o maymun o anda yüz insanın yaptığını taklid etmeye çalışır. Bizim de başımızdan yüzlerce insan geçiyor, sırtımıza yüzlercesi biniyor bizler de tıpkı o maymunlar gibi onların sözlerini taklid etmeye çalışıyoruz. Günde yüz kere değişmek zorunda kalıyoruz. Lâkin de-ğişmez bir yasa olarak Allah yasalarını tanımaya ve onlarla mutlu ol-maya bir türlü yanaşmıyoruz. Bu maymunluk hevesi bu topluma nereden gelip çattı bir türlü anlayamıyorum. Yâni bu toplum Yahudileşme sürecine nasıl girdi bunu anlamak gerçekten mümkün değil. Bizler de aşağılık maymunlar olmuşuz çoktan da, farkında değiliz. İşte Allah yasalarını terk eden toplumun âkıbeti budur.
A'râf Suresi 166. Ayet | Tevhid Meali