A'râf Suresine Dön

A'râfالأعراف

174. Ayet

174A'râf Suresi

وَكَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ وَلَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Ayetleri böyle detaylı bir şekilde açıklıyoruz ki (Allah’a verdikleri söze) dönsünler.

Dipnot

Kur’ân’ın mufassal/detaylandırılmış bir kitap olmasının hikmetleri için bk. 6/En’âm, 55

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

174. “Belki doğru yola dönerler diye âyetleri böyle uzun uzadıya açıklıyoruz”. Evet işte böylece âyetlerimizi tafsil ettik. Fâsılalı, fâsılalı, ya da tafsilatlı bir biçimde âyetlerimizi ortaya koyduk ki belki dönerler. Tüm âyetlerimizi ortaya koyduk. İşitsel dediğimiz kitabın âyetleri, görsel dediğimiz kâinat âyetleri, fıtrat âyetleri, içimizde ki dışımızdaki âyetleri Rabbimiz böylece ortaya koyuyor ki belki insanlar gerçeği anlarlar da kendisine kulluğa dönerler diye. Belki kitabın kendilerinden istediği hayatı yaşamaya yönelirler diye. Belki yegâne Rab ve İlahları olarak Allah’ı tanırlar da onun dediğine dönerler diye. Evet görüyoruz ki Rabbimiz kullarından böyle bir ahid alıyor. İnsanlar henüz yaratılmadan önce Rabbimiz kendilerinden böyle bir söz alıyor. Ama şurasını da hiç bir zaman göz ardı edemeyiz ki Rab-bimiz insanları sadece bu mîsâkla yargılamıyor, sadece bu sözle so-rumlu tutmuyor. İnsanlardan ezelde böyle bir söz almakla birlikte da-ha sonra her bir dönemde onlara bu mîsâklarını bu ahidlerini hatırlatacak kitaplar ve peygamberler gönderiyor. İşte bakın bu mîsâktan çok sonra Rabbimizin bize gönderdiği bu kitapta bundan söz etmesi bir hatırlatmadır. Onun içindir ki bu kitabın bir adı da zikirdir, zikradır. Kitabın gelişi de, peygamberlerin gelişi de, kâinattaki âyetlerin sunuluşu da bizim için bu mîsâkı anlatan hatırlatan birer uyarıdan, birer hatırlatmadan başka bir şey değildir. Nitekim yine Kur’an’da Rab-bimiz: “Biz hiç bir topluma peygamber göndermeden o topluma azap etmeyiz, (o toplumu muaheze etmeyiz)” (İsrâ 15) Buyurmaktadır. Demek ki her topluma Rabbimiz elçilerini gönderip onları uyarmıştır.