A'râf Suresine Dön

A'râfالأعراف

30. Ayet

30A'râf Suresi

فَر۪يقًا هَدٰى وَفَر۪يقًا حَقَّ عَلَيْهِمُ الضَّلَالَةُۜ اِنَّهُمُ اتَّخَذُوا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَيَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ مُهْتَدُونَ

Bir kısmına hidayet verdi, bir kısmına da sapıklık hak oldu. (Çünkü) onlar, Allah’ı bırakıp şeytanları dost edindiler ve doğru yolda olduklarını sanıyorlar.

Dipnot

İnsanın kendisini doğru yolda zannetmesi ya da doğru yolda olanlara nispet etmesi, onu hidayet ehlinden kılmaz. Hidayet ehli olmak için hidayet üzere olmak gerekir. Mekkeli müşrikler, İbrâhîm (as) ve İsmâîl’in (as) dini üzere olduklarını iddia ediyor, dinî ritüellerinin babaları vasıtasıyla peygamberlerden aktarıldığına inanıyorlardı. Hakikat, onların iddialarından farklıydı ve iddialarıyla değil, hakikatle değerlendirildiler. Buna binaen diyebiliriz ki: Kimin tevili onu, insanın yaratılış gayesi ve peygamberlerin ortak daveti olan tevhidin dışına çıkarmışsa o, sapıklığın üzerine hak olduğu ve Allah’ın (cc) teville saptırdığı kimselerdendir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

30. “Allah insanlardan bir takımını doğru yola eriştirdi, fakat bir takımı da sapıklığı hak etti, çünkü bunlar Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmiş ve kendilerini doğru yolda sanmışlardı.” Evet Allah kullarından hidâyete talip olanları hidâyete eriştirmiş, dalâleti, sapıklığı isteyenler de sapıklığı hak ettiler. Hidâyeti de dalâleti de yaratan Allah’tır ama Rabbimizin dalâlete rızası yoktur. Rabbimiz kimsenin üzerine sapıklığı, dalâleti yazmaz ama insanlar illâ da sapıklığı tercih ederler dalâleti benimserlerse onlar hakkında da sapıklığı yazıveriyor. Çünkü onlar kendi iradeleriyle Allah’ı bırakıp şeytanı kendilerine velî edinmişlerdir. Allah’ın vahyini, Allah’ın yasalarını bırakıp şeytanın yasalarını ya da kendi hevâ ve heveslerini ilah edinip o istikâmette bir hayat yaşamayı yeğlemişlerdir. Şeytanların velâyeti altına girip onların kendileri adına aldıkları kararları uygulamışlardır. Peygamberin kendilerine gösterdiği hayat programını reddedip başkalarının hayat programını benimsemişler, onların pren-siplerini, onların ilkelerini benimseyip bir hayat yaşamışlardır. Ve üstelik yaşadıkları bu hayatın doğru olduğunu, kendilerinin hak yolda olduklarını zannetmişlerdir. Şeytan amellerini onlara süslü göstermiş ve pislik içinde bir hayat yaşarken kendilerini hep hidâyette sanmışlardır.