A'râf Suresine Dön

A'râfالأعراف

42. Ayet

42A'râf Suresi

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۘ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

İman edip salih amel işleyenlere gelince biz, hiçbir nefse gücünden fazlasını yüklemeyiz. Onlar, cennetin ehlidir ve orada ebedî kalacaklardır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

42. “İnanan ve yararlı iş işleyenler ki; kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz işte cennetlikler onlardır, orada temelli kalacaklardır.” İnananlar. Peki neye inananlar? Buraya kadar anlatılanlara iman edenler. Sadece namaza değil, sadece abdeste değil, sadece oruca değil. Kur’an’ın başından itibaren buraya kadar Allah’ın anlat-tıklarına iman edenler. Allah’ın inanılmasını istediği her konuya iman edenler. Bakaraya, Âl-i İmrân’a, Nisâ’ya, En’âm’a, A’râf’a inananlar, bu bölümlerde Allah’ın anlattıklarına inananlar ve inancını yaşayanlar, imanlarını kuru bir iddiadan ibaret bırakmayıp inandım dedikleri konunun amelini de gündeme getirenler. İşte biz hiç bir insana, hiç bir nefse gücünün yetmeyeceği bir yükü yüklemeyiz. Yâni bizim inanılmasını ve amele dönüştürülmesini istediğimiz şeylerin tamamı insanın güç yetirebileceği takat getirebileceği şeylerdir diyor Rabbimiz. Allah hiç bir kimseye gücünün yetmeyeceği yükü yüklemez. Onun içindir ki Kur’an-ı Kerîmde Rabbimizin bizi sorumlu tuttuğu şeylerin tamamı bize göredir. Buna göre Rab-bimizin bizden istediği kulluk konularında hiç kimsenin ben bunları yapamadım, benim bunları yapmaya gücüm yetmedi diye mâzeret ileri sürmeye hakkı yoktur. Allah bu ve benzeri âyetlerde diyor ki: Üzülmeyin kullarım! Rabbiniz hiç kimseye gücünün yettiğinden başkasını yüklemez. Sizin Rabbiniz doyumsuz değildir. Sizin Rabbiniz zâlim değildir. Evet Allah’ın kullarına yükleyeceği yük ancak kulların güç yetireceği kadardır. Hattâ onun çok çok altındadır. Sizi yaratan Allah, sizin ne kadar yük çekebileceğinizi, sizin nelere katlanabileceğinizi çok iyi bilmektedir. Allah merhametlidir. Allah kullarını asla zor-lamaz. Sonra şunu da unutmayalım ki herkesin kendi kazancı ken-disinedir. Kim bir iyilik yaparsa o kendine, kendi lehine, kim de bir kötülük yaparsa o da kendi aleyhinedir. İyiliğin sevabı da kötülüğün vebali de kendisine ait olacaktır. Yaptıklarınızın yararları da zararları da menfaatleri de mazarratları da Allah’a değil kendinizedir. Öyleyse kendisini seven kişi, kendisi için iyilik bekleyen kişi yaptıklarıyla kendi kendisine zulmetmesin. Kendini can yakan, dayanılmaz ateşten korumasını bilsin. Bunun için de hayırların en güzelini kendisi için işlesin. Kendisini ateşe götürecek, ateşten yatak ve yorgana götürecek amellerde bulunmasın. Kendi kendini kendi elleriyle cehenneme atmasın diyor Rabbimiz. Evet işte bunlar da cennet ashabıdır, onlar orada ebedîyen kalacaklar ve cennet nimetlerinden kesintisiz bir şekilde istifade edecekler.
A'râf Suresi 42. Ayet | Tevhid Meali