52. “Andolsun ki Biz onlara bir Kitap getirdik, inanan bir millet için yol gösterici ve rahmet olarak onu bilgiyle uzun uzun açıkladık.” Evet halbuki biz ona bir kitap getirmiştik. Peygamberlerimiz vasıtasıyla biz onlara bir mesaj ulaştırmıştık. Her dönemde yollarını bulsunlar diye, hayatlarına onunla çeki düzen versinler diye onlara birer hayat programı göndermiştik. Hem öyle bir kitap ki soru sormalarına, şaşırıp kalmalarına mahal bırakmayacak biçimde, başka hiç bir şeye muhtaç olmayacakları biçimde her şeyi açık açık onda anlatmıştık. Her şeyi bir bilgiye göre tafsil etmiştik. Her şeyin en ince te-ferruatına kadar ayrıntısını vermiştik o kitapta. İnsanlara her konuda yol gösterecek, insanları dünyada huzur ve saadete, hidâyete, kulluğa ve sonunda cennete ulaştıracak net bilgiler vardı o kitaplarda. Bir de o kitap: İman edenler için rahmettir, rahmet kaynağıdır. Bu kitap Rahmân ve Rahîm olan bir kaynaktan gelmektedir. Bu kitap Rabbinizin Rahmân ve Rahîm sıfatlarının tecellisidir. Yâni bu kitabını Rabbiniz size mahza rahmetinin gereği olarak indirmiştir. Size merhamet ettiği, size acıdığı için, sizin yeryüzünde ne yapacağınızı bilmez bir vaziyet-te bocalamanıza razı olmadığı için rahmetinin gereği olarak Rabbiniz size bu kitabı vasıtasıyla kendi bilgisini indirmiştir. Eğer Allah size merhamet buyurup da bu kitabı vasıtasıyla kendi bilgisini indirme-seydi sizler karanlıklar içinde ne yapacağınızı bilmez bir vaziyette ka-lırdınız. Allah kitabını indirmiştir elinizin altında olsun diye, size yakın olsun diye, siz sürekli onunla beraber olasınız diye, siz ondan istifade edesiniz diye, ona tutunarak yol bulasınız, onunla çölde yol bulasınız, ona tutunup çukurdan kurtulasınız diye. Allah sizi muhatap kabul edip merhametinden dolayı kendi kelâmını sizin elinizin altına indirirken sakın sizler onu hep kaldırmadan yana olmayın. Yâni o kitap sürekli elinizde olsun, sürekli elinizin altında bulunsun. Siz de indirin onu hayatınıza. Siz de indirgeyin onu hukukunuza, siz de indirgeyin onu eğitiminize, kazanmanıza harcamanıza, siyasal yapılanmanıza, tüm hayatınıza, tüm beşerî ilişkilerinize. Unutmayın ki Allah’ın kitabına karşı saygı, ihtiram onu gerek kendinizin, gerekse inanların ulaşamayacakları yükseklerde tutmak, onu hayattan uzaklaştırmak değildir. Öyle olsaydı elbette Allah onu mele-i a’lâ’dan, yüceler yücesi bir makamdan bu alçak dünyaya indir-mezdi. Ne oluyor, yoksa Allah’ın indirdiğini kaldırmaya mı çalışıyorsunuz? Peki acaba ellerinin altında Allah’tan gelme böyle bir kitapları olduğu halde bu insanlar niye bu kitabı görmezden geliyorlar? Neden Allah’ın kitabından istifade etmek istemiyorlar? Neden Allah’ın kendilerine açtığı bu rahmet kapısından faydalanmak istemiyorlar? Yoksa: