65. “ Âd milletine de, kardeşleri Hûd'u gönderdik: "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka ilâhınız yoktur, karşı gelmekten sakınmaz mısınız? " dedi.” Ad milletine, Âd toplumuna da Hz. Hûd (a.s)’ı gönderdi Rab-bimiz. Âd kavmi de Yemen, Yemame, Cidde, Hadramut arasında ya-şamış bir kavimdir. Kur’an’ın bize anlattığına göre Arapların yakından tanıdıkları bildikleri, şiirlerine konu ettikleri bir toplum. Biz bile şu an-da bir şeyin eskisine adi diyoruz. Herhalde 1970 lerde İngilizler bu bölgede; Adın helâk edildikleri bölgede, bazı araştırmalar yapmışlar, bazı bulgular elde etmeye çalışmışlar ama azabın indiği azabın merkezi olan o bölgeye girmeleri mümkün olmamış. Evet Rabbimiz diyor ki Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik. Yâni kendi kardeşlerinden kendi içlerinden olan, kendilerini tanıyan, kendi örf ve âdetlerine yabancı olmayan, kendi hukuk sistemlerine aşina olan, kendilerine yabancı olmayan bir peygamber gönderdi. Ya da melek olmayan, cinlerden olmayan kendilerinden, kendi cinslerinden bir peygamber gönderdi Allah onlara. O da aynen selefi Nûh (a.s) gibi dedi ki Ey milletim! Ey kavmim Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka İlahınız yoktur, öyleyse Rabbinize karşı gelmekten sakınmaz mısınız? diyordu. Hz. Nûh (a.s) da aynı şeyleri söylüyordu toplumuna. Tarih boyunca hiç değişmeyen kelime-i tevhidi, la İlâhe İllallah mesajı tekrar ediliyordu. Göklerde ve yerlerde Allah’tan başka İlah yoktur genel yasası tekrar ediliyordu. Göklerde ve yerlerde ne varsa zaten hepsi bu yasaya boyun bükmekteydi. Ama kendisine tanınan iradeden ötürü insanlar zaman zaman bu yasayı çiğnedikleri için her bir bozulma döneminde gelen Allah elçileri insanlara bunu hatırlatıyordu. Tabi bugün bizler de onların yolundaysak aynı şeyleri söyleyeceğiz insanlara. Ey anamız, ey babamız, ey kardeşimiz, ey ekmek aldığımız, ey su verdiğimiz insanlar sadece Allah’a kulluk edin, sadece Allah’ı dinleyin çünkü sizin ondan başka Rabbiniz ondan başka İlahınız yoktur. Ondan başka sözünü dinleyeceğiniz, hatırını kazanacağınız Rabbiniz ve İlahınız yoktur diyeceğiz. Evet yine anladığımız kadarıyla tıpkı Nûh toplumu gibi Âd toplumu da Allah’ı bilen bir toplumdu. Onun içindir ki Hûd (a.s) da kendi toplumunu Allah’a imana çağırmıyor da sadece O’nu dinlemeye, sadece O’na kulluğa çağırıyor. Ondan sonra da diyor ki Allah’ın peygamberi: hâlâ Rabbinize yönelmeyecek misiniz? hâlâ Rabbinizle yol bulmayacak mısınız? hâlâ Rabbinizin koruması altına girmeyecek misiniz? hâlâ Rabbinizin istediği hayatı yaşamaya yanaşmayacak mısınız? Allah’ın razı olduğu hayatı yaşayıp Allah’ın cennetine gitmeye razı olmayacak mısınız?