79. “Sâlih de onlardan yüz çevirdi ve" Ey milletim! An-dolsun ki ben size Rabbimin sözünü bildirmiş ve öğüt vermiştim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz? dedi.” Sâlih (a.s) onlardan yüz çevirdi, onlardan uzaklaşıp şöyle bir tepeye çekildi ve az evvel beş bin insanın yaşadığı Medayin’e şöyle bir baktı. O insanlardan, o insanların evlerinden, Medeniyetlerinden geriye kalanı şöyle bir seyretti. Ve dedi ki, ey kavmim! andolsun ki ben size Rabbimiz risâletini tebliğ ettim. Rabbimin bana gönderdiklerini ben size tastamam ulaştırdım. Bu konuda en küçük bir mâzeret gösteremeyeceğiniz biçimde size hakkı duyurdum. Ben bana düşenlerin tamamını yaptım. Ve ben size nasihat ettim. Sizin cennetiniz için ve cehennemden korunmanız için ben size nasihatçi davrandım. Yâni size son derece samimi davrandım. Sizden hiç bir ücret istemedim. Ve sizin bana yaptığınız işkenceler ve yalanlamalarınız karşısında bıkıp usanıp, size kızıp darılıp da sizin cehenneminize göz yummaya kalkmadım. Şahsî meseleleri ön plana çıkarmadım. Sadece sizin için iyilik düşündüm ama: Lâkin siz nasihatçileri sevmiyorsunuz. Siz sadece sizin iyiliğinizi düşünen, sizi ezmeyi, sizi kullanmayı, size zulmetmeyi istemeyen ve sadece sizin cennetiniz ve mutluluğunuz için çırpınanları sevmiyorsunuz. Siz nasihati ve nasihatçiyi sevmiyorsunuz. Siz böyle sırf sizin iyiliğinizi isteyen insanları sevmiyorsunuz. Siz her an sırtınıza binecek, her dakika sizi ezecek, sizi kullanacak birilerinden hoşlanıyorsunuz. Bu tip zorbalar karşısında ancak hizaya geliyorsunuz. Bir peygamberden değil, zâlim bir idareciden hoşlanıyorsunuz. Sizi seven, size değer veren ve sizin için, sizin kurtuluşunuz için her türlü fedâkarlığa katlanan, bir elçiyi kaale almıyorsunuz da sizi ezenlerin karşısında ceket ilikliyorsunuz. Siz sizden çok sizi düşünen birisini değil, sizi her an ezen birilerinden hoşlanıyordunuz ve işte böyle bir tutumun sonucunda da Allah’ın azabını hak ettiniz. Gerçekten sevinmedi Hz. Sâlih (a.s). Kavminin başına gelenlere üzüldü. Zavallılar ben size dememiş miydim? Ben size anlatmamış mıydım? diyerek üzüntüsünü dile getiriyordu. Evet bir toplum daha tarih sahnesinden siliniyordu. Bir toplum daha Rablerine isyanlarının cezasını çekerken, o toplum içinde üslendikleri rollerinden dolayı Allah elçisi ve beraberinde inananlar kurtuluyor ve Rablerinin va’dine kadar yaşıyorlar. Sonra Rabbimiz bir başka toplumu anlatmaya başlıyor. Lût (a.s)’ı ve onun toplumunu anlatmaya başlıyor.