87. “İçinizde madem ki benimle gönderilene inanan bir topluluk ve inanmayan bir topluluk var, o halde Allah'ın aramızda hükmünü bildirmesine kadar sabredin. Allah hükmedenlerin en iyisidir.” Eğer benim getirdiğim dine, benimle gönderilen mesaja sizden bir kısmınız inanmış ve bir kısmınız da inanmamışsa, yâni ben Rabbimden gelen bu mesajı açık ve net bir biçimde size sunduğum halde içinizden bir grup inanmış, bir grup da reddederek saflar ayrılmışsa, saflar belirginleşmişse o zaman benim diyebileceğim veya be-nim üzerime düşen şudur: Öyleyse Rabbim aramızda hüküm verinceye kadar bekleyin. Sabredin Allah aramızda hükmünü verene kadar. Çünkü Allah bu işi böyle muallakta bırakmayacaktır. Kimimiz iman ederken kiminiz reddediyorsa elbette Allah bu konuda haklıyı ve haksızı açığa çıkaracaktır. Bu hükmün nasıl olacağını bilmiyoruz. Geçmiştekilere Allah ne yaptı? Onların inananlarına nasıl bir hüküm verdi? İşte aynen onun gibi bizim hakkımızda da bir hüküm verecektir. Çünkü O Allah hüküm verenlerin ve verdiği hükmünü uygulayanların en hayırlısıdır. Evet işte inanmayanlara karşı bugün de müslümanın demesi gereken budur. Şuayb (a.s) aynen böyle diyordu. Şuayb (a.s)’a “Hatıb’ul Enbiyâ” denir. Allah’ın elçisi en güzeli konuşur. Demek ki biz de anlatacağız bu insanlara ölçüyü-tartıyı sağlam yapmalarını, insanların mallarını, haklarını yememeleri gerektiğini, insanların dinlerini, inanışlarını bozmamaları gerektiğini söyleyeceğiz. Eğer inan-mazlarsa tıpkı Şuayb (a.s) gibi biz de diyeceğiz ki inanan var inanmayan var Allah aramızda hükmünü verinceye kadar biz bekleyeceğiz. Allah aramızda hükmünü verinceye kadar siz de bekleyin bizler de bekleyeceğiz diyeceğiz. Ama şurasını hiç bir zaman unutmayalım ki yeryüzünde bâtıllar asla hakkın varlığına tahammül edemezler. Yeryüzünde kâfir, mü’minin varlığına asla tahammül edemez. Hak taraftarları yâni mü’-minler bâtıl taraftarları kâfirlerle her hangi bir savaşa girişmese de, az evvel ifade edildiği gibi madem ki ey kâfirler sizler inanmadınız öyleyse bizler de Allah aramızda hükmünü verene kadar bekleyeceğiz dese de bâtıl taraftarları yine de rahat durmazlar. Yine de hakka karşı barıştan yana olmazlar. İlahî yasa budur ve bu yasa tarihin hiç bir döneminde değişmemiştir. Bakın ne diyorlar: