97. “Kasabaların halkı, geceleyin uyurken azabımızın kendilerine gelmesinden güvende miydiler?” Acaba bu şehir ahalileri bu memleketlerin insanları geceleyin mışıl, mışıl uykudalarken azabımızın kendilerine gelivermesinden emin mi oldular? Ya da şu anda Mekke müşrikleri Allah’ın azabının kendilerine gelmesinden emin mi oldular? Yahut da şu anda şu bizim ülkede yaşayan müşrikler emin mi oldular? Halkı müslüman ülkelerin müşrikleri Allah’ın azabının tepelerine inmesinden emin mi oldular. Veya Amerika’daki müşrikler, Avrupa’daki müşrikler Allah’ın azabının ansızın kendilerine gelmesinden emin mi oldular? Allah’ın âyetlerini, Allah’ın sistemini, Allah’ın kendileri için vaz ettiği hayat programını reddederek kendi keyiflerince bir dünya kurup en güzel, en doğru ha-yatın kendi yaşadıkları hayat olduğunu iddia eden tüm yeryüzü müşrikleri Allah’ın azabının gelmesinden emin mi oldular? Ya da şu anda bizler Allah’ın azabının gelivermesinden emin mi olduk? Nereden biliyoruz meselâ bu gece bir depremle Konya’nın yerin dibine batmayacağını? Nasıl olur da kendimizi güvende hissedebiliriz? Bunu her an düşünmek, her an Rabbimizin azabının gazabının gelivereceğinden korkup Rabbimize Rabbimizin istediği biçimde kulluk işlemeye yönelmek zorundayız.