Bakara Suresine Dön

Bakaraالبقرة

122. Ayet

122Bakara Suresi

يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ

Ey İsrâîloğulları! Size bahşettiğim nimetlerimi ve sizi âlemlere üstün/faziletli kıldığımı hatırlayın.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

122:"Ey İsrâil oğulları! Size olan nîmetlerimi hatırla­yın! Bir vakitler sizi bütün âlemlere tafdıyl etmiş­tim." "Size olan nîmetlerimi hatırlayın! Bir vakitler sizi bütün âlemlere tafdıyl etmiştim." Vaktiyle size lütfettiğim nîmetlerimi bir hatırlayın! Sizi döne-minizdeki tüm akıl sahiplerine üstün kılmıştım. Kitaplar ve pey­gam-berler göndererek size şan şeref bahşetmiştim. Dünyanın en üstün toplumu oldunuz. Yusuf (a.s) döneminde Mısır’da, Dâvûd ve Süley-man (a.s) dönemlerinde Kudüs’te, Mûsâ (a.s) döneminde Sina’da Al­lah’ın kitabına bağlı olduğunuz dönemlerde sizler yer­yüzünün en şe­refli toplumu haline geldiniz. Kitap sizdeydi, risâlet sizdeydi, güç kuvvet sizdeydi, ilim siz­deydi, izzet ve şeref sizdeydi. Şimdi bu nîmetlerime liyakatinizi kay­bettiğiniz için bu nîmetler elinizden alındı. Kaybettiniz bunları. Bana karşı, kitabınıza ve peygamberinize karşı takındığınız bozukdüzen ta­vırlarınızdan ötürü alınlarınıza zillet ve meskenet damgası vuruldu. Ve işte tekrar eski konumunuza dönebilmeniz için bu nîmet­lerimi hatırla­yıp şükretmeniz gerekmektedir. İşte şimdi bu fırsat karşınızda dur­maktadır. En büyük nîmet kitap ortada. En büyük nîmet peygamber ortada. Gelin bu kitaba, bu peygambere iman edin. Gelin hayatınızı bunlar belirlesin. Gelin benim istediğim gibi kullar olun. Gelin benimle yeniden barışın ve yeniden yeryüzünün en şerefli toplumu haline ge­lin, diyor Rabbimiz. İsrail oğullarına böylece seslenen Rabbimiz, bize de diyor ki bu âyetleriyle: Ey müslümanlar! Ey yeryüzünün perişan, derbeder in­sanları, sizler de size bir zamanlar lütfettiğim nîmetlerimi bir hatırlayın hele. O Allah ki; bir zamanlar sizi, âlemler üzerine tafdıyl etmişti. Ra-sulullah dönemindeki durumunuzu bir düşünün. Dört halîfe döne­min-deki durumunuzu, daha sonraki dönemleri, Çin Seddinden Atlas Okyanusu’na, Si­birya içlerinden Afrika ortalarına kadar ve Hint Okya­nusu’na kadar yeryüzünün yegâne hakimi, yegâne galibi siz olmuştu­nuz. Os­manlılar zamanını, Selçuklular dönemini düşünün. Allah’a ciddi ciddi kullar olmanız, Allah’ın size gönderdiği kitabına sahip çık­ma­nız sebebiyle Allah bütün bunları size lütfetmişti. Ama sonradan Allah’a isyanınız, kitabına sırt çevirmeniz, kitabınızı arkanıza at­manız ve peygamberinizi pratikten kaldırmanız sebebiyle yeryü­zünde zelil ve hakir bir duruma düştünüz. Tıpkı İsrail oğulları gibi zirveden aşağıların aşağısına düştünüz. Rezil, rüsva bir hayatın mahkumu oldunuz. Öy­leyse gelin ey müslümanlar, yeniden eski durumunuzu elde etmek isterseniz, yeryüzünün mülkünün sahibi olarak şerefli bir hayat yaşa­mak istiyorsanız, gelin tekrar Allah’ın nîmetine, Allah’ın kitabına ve Rasulullah’ın sözlerine, davetlerine kulak verin. Sizler de asla unut­mayın ki sizi eski halinize getirecek olan işte bunlar olacaktır. Kitap ehliyiz diye tutturmuş gidiyorsunuz. Ben size kitap ehli ne demekmiş, kitap ehli nasıl olurmuş bunu da anlattım. Artık anla­malısınız bunu. Artık insaf edip aklınızı başınıza alın? Değilse öyle bir zaman gelecek ki: