134:"Onlar bir ümmetti geldi geçti. Onların kazandıkları kendilerinedir. Sizin kazandıklarınız da sizedir ve sizler onların yaptıklarından sorumlu tutulmayacaksınız." Yâni onların yaptıklarından sizler hesaba çekilecek değilsiniz, yâni biz Peygamberin yolundayız diyerek, onun yolunun dışında bir hayat sürmek, biz Muhammed (a.s) 'ın yolundayız diyerek onun yolunun dışında bir hayat sürmek hiçbir mânâ ifade etmeyecektir. Biz İbrahim’in yolundayız, biz Yakub’un yolundayız, biz İsrâil oğullarıyız, biz Mûsâ’nın, biz İsa’nın yolundayız diyerek, onların yolunun dışında bir yol izlemek hiçbir mânâ ifade etmeyecektir. Sizler ey yahudiler ve ey hıristiyanlar, onların torunları olmanıza rağmen onlarla aranızda gerçek bir bağ yoktur, kalmamıştır. Onların yolundan saptıktan, onların dini olan İslâm’ı terkettikten sonra onlarla aranızda bir bağ iddia etmeye hakkınız yoktur. Biz filan peygamberin torunlarıyız, biz falan peygamberin yolundayız diye öğünmeye hakkınız yoktur. Zira Allah size atalarınızın ne yaptığını değil, sizin ne yaptığınızı soracaktır. Onlar başka, siz başkasınız. Siz hiçbir zaman onlar değilsiniz, onlar da sizden değildir. Sizler, onların evlâtlarıyız diye kuru bir nesep iddiasındasınız. Bu iddia sizi asla kurtarmayacaktır. Atalarınızın tarihiyle öğünmeyi bırakın da siz nesiniz ona bakın. Sizler, kendiniz iyi ameller işlemezseniz tarihinizle öğünmeniz size hiç bir şey sağlamayacaktır. Yine aynen bunun gibi sizden öncekiler kötü şeyler yapmışlarsa, ama sizler onların bu kötülüklerine uymamışsanız, onların günahları da sizden sorulmayacaktır. "İnanan, soyları da imanda kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiç bir şey eksiltilmez. Herkes kazancına bağlıdır." (Tûr: 21) Yâni herkes kendi yaptıklarıyla rehin tutulur. Herkes kendi yaptıklarından hesaba çekilir. Öncekilerin ne iyilikleri, ne de kötülükleri sizi ilgilendirmeyecektir. "İnsan için ancak sa’y ettiği şey vardır ve insan sonunda onu bulacaktır." (Necm: 39) "Sur’a üfürülünce artık aralarında ne soy sop kalır, ne de hal hatır soracak halleri kalır." (Mü’minûn: 101) Biz de öyleyiz. Eğer bugün bizler de bu peygamberlerin yolundayız, iddiasında bulunur da amelimizle, imanımızla, hayatımızla, ailemizle, toplumumuzla onların yolundan ayrılır ve bunu sadece dilimizle söyler; ama hayatımızla yalanlarsak, biz de onların gittiği yere gitme hakkını kaybedenlerden oluruz Allah korusun. Onların gerçekleştirdiği bir imanı, onların gerçekleştirdiği bir hayatı, onların gerçekleştirdiği bir teslimiyeti bizim de gerçekleştirmemiz şarttır. Bunu yaparsak biz de onlarla beraber oluruz, ama aksi takdirde atalarıyla öğünen insanlardan oluruz ki; bu asla bizi kurtarmayacaktır.