Bakara Suresine Dön

Bakaraالبقرة

148. Ayet

148Bakara Suresi

وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلّ۪يهَا فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اَيْنَ مَا تَكُونُوا يَأْتِ بِكُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Herkesin yöneldiği bir yönü/kıblesi mutlaka vardır. (Öyleyse) hayırlarda yarışın. Nerede olursanız olun Allah sizi bir araya toplar. Şüphesiz ki Allah, her şeye kadîrdir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

148:"Her ümmetin bir kıblesi vardır, ona yönelir. Sizler hayırda yarışın. Ve nerede olursanız olun Allah (Kı­yamet gü­nünde) sizi bir araya getirir. Allah herşeye kadir­dir." Herkesin bir yönü vardır. Her milletin kendine mahsus yönel­diği bir yönü, bir kıblesi vardır. Dünyanın yuvarlaklığını düşünürsek Avustralya’dan, Çin’e, Alaska’ya kadar, Japonya’dan Atlas Okya­nu-suna kadar bakıyoruz ki bütün müslümanlar Kâbe’yi merkez kabul etmiş ve hepsi de o tarafa doğru yöneliyorlar. Kâbe’nin doğusundaki­ler batısın­dakiler, kuzey ve güneyindekiler hepsi de o tarafa doğru yöneli­yorlar. Her ülkenin kıblesi farklıdır, ama hepsi de Kâbe’ye yönel­mektedirler. Veya herkesin kıblesi, yönelişi farklıdır. Herkesin hayatının he­defi, programı farklı farklıdır. Kıble, kişinin yöneldiği yön de­mektir. Ki­minin kıblesi kadındır, kiminin kıblesi paradır, kimininki makamdır, ki­mininki dünyadır. Peki şimdi biz, bizim kıblemize yö­neliyoruz, acaba bizim kıblemize yönelmeyenlerin de kendilerine mahsus kıbleleri var mıdır? Allah diyor ki herkesin bir kıblesi var­dır. Bakıyoruz inadına Kâbe’ye yönelmeyen insanlardan kimileri Moskova’ya yöneliyor, ki­mileri Washington’a yöneliyor, kimileri Pa­ris’e, kimileri başka yerlere yöneliyorlar. Yâni insanlar mutlaka bir yerlere yöneleceklerdir, zira bu bir ihtiyaçtır. Peygamberi inkâr edenler mutlaka kendilerine bir pey­gam­ber buluyorlar, kitaplarını reddedenler mutlaka kendilerine bir ki­tap buluyorlar. Marks’ın ki­tabı veya falanın kitabı gibi. Asıl mesele yüzünü o tarafa, ya da bu tarafa döndürmek değil, namazla elde edilecek güzel bir sonuçtur. Yâni asıl mesele namazın ruhunu ve sağlayacağı amacı yakalayabil­mektir. Bâtıl ehli; bâtıl sembol ve işaretlere yönelir, hak ehli de hak­kın sembol ve işaretlerine yönelir. İyilik ehli; iyilikte yarışır, kötülük ehli de kötülük yolunda yarışır. İyilik ve kötülükte kıstas, Allah’ın vahyidir. Zira sonunda hesabı görecek olan Allah’tır. Mükâfat veya ceza verecek olan Allah’tır. "Ve nerede olursanız olun, Allah (Kıyamet gü­nün-de) sizi bir araya getirir." Kâbe’de bizi bir araya getirdiğini biliyoruz. Şimdi de bir araya ge­tirir değil mi Allah bizi? Yâni şu anda yeryüzündeki müslümanların tamamı bir yere taş atsalar yâni: Ancak sana ibâdet eder ve ancak senden yardım bekleriz, biz kesinlikle senden başkasını dinlemeyiz, kesinlikle senin dedik­lerinden başkalarının gösterdikleri yola gitmeyiz, sözünü gerçek­ten bilerek ve inanarak söyleseler, inanın onların birleşmeleri bir an meselesi bile değildir. Diyelim ki tüm dünya müslümanları bir saat ayakta dursa­lar, bir gün yürüseler, bir saat bir yerlere doğru yürüseler, hep bir­den elle­rinde taşlarla oyuncak oynasalar, yâni aynı hareketi yap­salar; tüm dünya yerinden oynayacaktır. Ama gelecek inşallah o günler. "Muhakkak ki Allah herşeye kadirdir." Yâni olur mu bu ya? Biri dağda, biri bayırda olacak şey mi bu? Bu müslümanlar dirilecek ha! Bu müslümanlar zincirleri kırıp birleşe­cekler ha! Aralarına konmuş bu barikatları aşıp bir gün bir araya gele­cekler ha! Üzülmeyin Allah herşeye güç yetirendir, ol­mazı oldurandır. Bu müslümanların kalplerini bir anda birleş­tirmek Allah’a aittir. Ve bu Allah’a hiçte zor bir şey değildir.