168:"Ey insanlar! Yerdeki şeylerden helâl ve temiz olmak şartıyla yeyin! Şeytanın izinden gitmeyin. Çünkü o size apaçık bir düşmandır." Ey insanlar! Sizler hepiniz Allah’ın kullarısınız! Uyanlarınız da, kendilerine uyulanlarınız da hepiniz yemeye içmeye mecbursunuz, muhtaçsınız! Allah’ın yarattıklarına muhtaçsınız. Öyleyse yeryüzündeki nîmetlerin helâllerinden ve güzellerinden yiyin ve de şeytanın adımlarına uymayın. Şeytanın arkasından gitmeyin. İşte kendisine uyulanlardan birisi de şeytandır. Şeytan bize helâlleri haram gösterir, haramları helâl gösterir. Tereyağları size haram başkalarına helâldir der. Kadınlar size haram başkalarına helâldir der. Aman diyor Rabbimiz; Allah’ın haramlarını kimse helâl kılmasın, Allah’ın helâllerini de kimse haram kılmasın. Bu toplumda belâ sadece haramların helâl kılınması değil, aynı zamanda helâllerin de haram kılınmasıdır. Zaten şirkin en önemli özelliklerinden birisi de budur. Önünde bir sürü helâller var; ama yaklaşamıyorsun. Haramdır sanki onlar. Ama nice helâl diye sunulan şeyler de aslında haramdır. Sizler ey müslümanlar, kesinlikle haram ve helâlleri belirleme konusunda şeytana tabi olmayın, kendinize göre haram ve helâl belirleme durumuna düşmeyin! Bu konuda kıstas vahiydir, Allah’ın haram dedikleri haramdır, Allah’ın helâl dedikleri de helâldir. Bilesiniz ki şeytan, sizin için çok açık bir düşmandır.