204:"İnsanlardan öyleleri de vardır ki; dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider. Hattâ böylesi kalbinde olana Allah’ı şahit tutar. Halbuki o hasım-ların en yamanıdır." Âyet-i kerîmede sözleriyle davranışları farklı olan, içi başka dışı başka bir insan tipi anlatılıyor. Kalpten inanmadığı halde, belli makamlara gelebilmek, belli menfaatleri devşirebilmek, mü'minleri kandırabilmek için kendisinin mü’minlerden olduğunu, kendisinin de inandığını söyler. Kendisinin iyi bir müslüman olduğuna, insanlar için iyi şeyler düşündüğüne Allah’ı da şahit tutarak yeminler eder. Benim iyilikten başka bir şey düşünmediğime Allah şahittir. Ben şahsî çıkar için değil, Allah şahittir ki insanlığın kurtuluşu için çırpınıyorum, gibi tatlı tatlı sözler, parlak ifadeler ve yeminler ederek insanları kandırmaya çalışır. Seçimler yaklaşırken bu tür insanları çok görürsünüz. Vatan, millet, Sakarya, ezan, bayrak, kitap, iman gibi inanmadıkları mukaddes mefhumları ağızlarına alarak, biz de müslümanız, bizim derdimiz de müslümanlara hizmettir gibi lakırdılarla müslümanları kandırmaya çalışırlar. Müslümanlara emniyet telkin ederek onların oylarını almaya çalışırlar. Halbuki Allah buyurur: "Oysa o azılı bir düşmandır." Düşmanların en yamanıdır o. Tatlı dilleriyle müslümanlardan görünerek onları aldatan ve sonunda onların dinleriyle, imanlarıyla ve tüm mukaddes mefhumlarıyla oynayan azılı bir düşmandır o. Kalbinde olmayan şeyleri diliyle söyleyen, diliyle söylediğini hayatıyla yalanlayan azılı bir düşmandır o. Müslüman görünmeye çalışsa da, dışarıdan sözleri hoşunuza gitse de aldanmayın bu tür insanlara. Hayatlarında inandığınız mefhumların kokusu bile olmayan, İslâm’la uzak ve yakından en küçük bir ilgileri olmayan bu tür insanlara güven-meyin diyor Rabbimiz. İnsanları sırf sözlerine göre değil, amellerine göre değerlendirin diyor. Ağızlarıyla ne söylerlerse söylesinler, siz onların söylediklerine değil amellerine bakın diyor. Bakın bu adam: