238:"Namazları ve bilhassa orta namazı (üzerine titizlikle düşerek) muhafaza edin! Ve Allah için kalkıp O’-na gönülden boyun eğiciler olarak divan durun! (kunutta bulunun)" Namazlarınızı muhafaza ediniz. Namazların muhafazası, tüm namazları vaktinde rükûn ve şartlarına riâyet ederek hiçbirini ihmal etmeden, Allah’ın istediği biçimde yerine getirmek demektir. Namazların muhafazası, namazla Allah’tan alınan mesajın muhafazası demektir. Namazla Allah’tan alınan mesajın, namaz sonrası hayata aktarılması ve sosyal hayatın bu mesajla düzenlenmesi demektir. İşte böyle namazlarınızı hiç ihmal etmeden muhafaza edin ve özellikle de orta namaza dikkat edin! "Salâtul vusta" Vüsta, evsad kelimesinin müennes ismi taf-dıylidir. Arapça’da bu kelime hem orta, hem de yüce, yüksek anlamlarına gelmektedir. Hem orta namaz, hem de bütün sıfatlarını havi olarak Allah’ın istediği biçimde kılınan namaz mânâsına gelmektedir. Bu namazın hangi namaz olduğu, şu bildiğimiz namazlardan birisi mi, yoksa bu namazlardan başka bir namaz mı olduğu konusunda kesin bir bilgi yoktur. Sahabeden çoğunun ifadesine ve dört mezhep imamının görüşüne göre bu namaz, ikindi namazıdır. Allah’ın Rasûlü Ah-zâb savaşı günü, kendilerini çok şiddetli bir biçimde sıkıştıran ve hattâ Müslümanlara ikindi namazı kılma imkânı bırakmayan müşriklere bedduada bulunmuştu: "Onlar bizi orta namaz olan ikindi namazından meşgul ettiler. Allah da onların evlerine ve kalplerine ateş doldursun!" diye bedduada bulunmuştur. (Beyhaki, Sünenü’l-Kübra 1/460) Yine Allah’ın Resûlü’nün Tirmizî’de: "Orta namaz, ikindi namazıdır." hadisini biliyoruz. Yine sahabeden kimileri bu orta namazın sabah namazı ol-duğunu söylemişlerdir. Kimileri bunun öğle namazı olduğunu, kimileri akşam, kimileri yatsı namazı olduğunu söylemişlerdir. Bu, beş vakit namazın tamamını içine alır diyenler de olmuş. Sahib-i tertip olmanın önemine dikkat çekiliyor diyenler olmuş. Cemaatla kılınan namazdır, Allah burada cemaata dikkat çekiyor diyenler olmuş. Cuma günü kılınan cuma namazıdır, korku namazıdır, vitir namazıdır, Kurban bayramı namazıdır, Ramazan bayramı namazıdır gibi pek çok görüşler serd edilmiştir bu konuda. Fakat tüm bu rivâyetler dikkatlice incelenirse Allahu âlem en uygunu bunun ikindi namazı olmasıdır. Çünkü bu konuda en güzeli Rasûl-i Ekrem’in beyanına uymaktır. İnsanlar için meşguliyetin en fazla olduğu dönem de ikindi dönemidir. Buna göre şöyle demek herhalde daha uygun olacaktır: Her şahıs için engellerin ve meşguliyetin çokluğu sebebiyle kılınması en zor ve geçirilmesi en çok ihtimal dahilinde olan namaz, onun için en faziletli namaz veya orta namazdır. Veya bu orta namaz açıkça belirtilmediğine göre mümin bütün namazlarını tam olarak muhafaza ederse, bu namazı da muhafaza etmiş olacaktır. Tıpkı Kadir Gecesini Rabbimizin gizli tuttuğu gibi. Kadir Gecesini yakalamak isteyen kişi Ramazanın son on gününü tamamen ibâdetle geçirmesi gerektiği gibi. Öyleyse tüm namazlar Allah’ın istediği biçimde muhafaza edilmeli ki, bu orta namaz da muhafaza edilmiş olsun. Evet, namazların tümünü muhafaza edin, özellikle de bu orta namaza çok dikkat edin! "Ve de Allah için kalkıp, divan durunuz. (Kunutta bulununuz)" Allah için kalkıp Allah huzurunda el pençe divan durunuz. "Ganitiyn" kelimesinin birkaç mânâsı vardır. 1- İtaat ediciler olarak Allah’ın huzurunda durun. 2- Konuşmadan ve namazı bozacak fiillerde bulunmadan huzurda durun. Ahmed İbni Hanbel’in Müsned’inde şu rivâyeti görüyoruz: Zeyd Bin Erkam diyor ki: "Habeşistan’a hicretten önce Allah’ın Rasûlü namazdayken biz ona selâm verirdik, o da bizim selâmımızı alıyordu. "Ve Allah’ın huzurunda huşu ile durun" âyeti nazil olmuş Habeşistan’dan dönüşümüzde tekrar ona namazda iken selâm verdik; fakat Allah’ın Rasûlü bizim selâmımızı almadı. Öyleyse bu âyetin mânâsı "Namazda konuşmayın!" demektir. 3- Huzû ve huşû içinde namaz kılın ve namazda dua edin demektir. "Kunûd" el pençe beklemek demektir. Emre hazır beklemek demektir. Ya Rabbi ben sana teslimim! Ben sana bağlıyım! Ne istersen iste! Ne emredersen emret! Ben senin emrini bekliyorum! Demektir. Kulluğu sadece Allah’a hasretme, şirkten kaçınma ve Allah’-tan başkalarını kesinlikle dinlemeyeceğini ortaya koymadır bu. Bir de bu: "Ve Allah için ganitiyn olarak ayakta durun!" Âyetinin mânâsı; namazda aldığınız mesajla hayatınızı ayakta tutun! Bu mesajla ayağa kalkın anlamına gelmektedir. İster evlilik, ister boşanma, ister yemin olsun Kur’an’da Allah’ın bildirdiği hükümlerin tamamına uymak, namaz gibi ibâdettir. Nasıl ki namaz konusunda Allah’tan başka hiç kimsenin hüküm koyma yetkisi yoksa, diğer konularda da hiç kimsenin hüküm verme yetkisi yoktur. Allah öğle namazını dört rek'at olarak tayin buyurduğu halde bu namazı beş rek'at kılacaksınız diyenlere itaat eden kişiler, nasıl ki Allah’ı bırakıp bu emri verenleri ilâh kabul etmişlerse aynen bunun gibi boşama yetkisini erkekten alıp kadına veya devlete vererek Allah’ın hükmünün dışında hükmedenlerin hükümlerini kabul edenler de bunarı ilâh kabul etmişler demektir. Allah, kocası tarafından boşanmış kadınların üç kuru’ müddeti iddet beklemesini emrettiği halde veya kocası ölen kadınların dört ay on gün beklemelerini emrettiği halde Allah’ın hükmünü değiştirip, hayır kadın hemen evlenebilir, diyenlere itaat edenler de bunları İlâh kabul etmişler demektir. Allah’ın hükümleri dışında hüküm verenler kim olurlarsa olsunlar, kim olurlarsa olsunlar reddedilmesi gereken tâğutlardır. Her kim de bu tâğutları reddetmez ve yalnız Allah’a yapılması gereken kulluğu bu tâğutlara da ayırarak onları İlâh kabul ederse; bunlar Allah için ganitiyn olarak durmayan insanlardır. Allah’la birlikte başkalarına da itaat eden müşrikler demektir. Namazda hiç mesaj almayan, ya da namazda aldıkları mesajı hayatlarına aktaramayan insanlar demektir.