28:"Allah’ı nasıl inkâr edersiniz ki; siz ölüler idiniz de sizi diriltti. Sonra sizi yine o öldürecek, sonra yine diriltecek. Sonra ona döndürüleceksiniz." Nasıl oluyor da bütün bu gerçekler ortadayken Allah’ı inkâr ediyorlar? Nasıl yapabiliyorsunuz bunu? Nasıl örtebiliyorsunuz Allah’ı? Nasıl gündemlerinizden düşürebiliyorsunuz Allah’ı? Nasıl yokmuş gibi bir hayat yaşayabiliyorsunuz Allah’ı? Nasıl örtbas edebiliyorsunuz Allah’ın dinini? Allah hayret çağrıştıran bir ifadeyle söze başlıyor. Gerçekten de küfür hayret edilecek bir durumdur. İnsanın kendi kendisinin dünyaya gelişini, yaratılışını düşünüvermesi, sonra ölümünü hatırlayıvermesi bunu anlamak için yeterlidir. Bu gerçeği anlamak için illa da felsefe yapmaya, uzun uzun araştırmalara girmeye de gerek yoktur aslında. Nasıl oluyor? Sizler ölüydünüz de sizi Allah var etti! Yoktunuz da Allah sizi var etti. Varlığınızı O’na muhtaçsınız. O var etmeseydi yoktunuz. Şimdi nasıl olur da bir insan kendisini yokken var eden Allah’ı inkâr etsin? Üstelik O’nu inkar eden dilini, O’nu örtbas eden elinin veren de Allah iken. Gerçekten çok hayret edilecek bir durumdur bu. Kâfirlere bu gerçek hatırlatılınca derler ki: E bize mi sordu? Yaratmasaydı! Madem ki diriltmiş, biz de istediğimizi yaparız! Dilediğimiz gibi bir yaşarız diyorlar. Sonra şöyle denince: Tamam ama bu dünyada ebediyen yaşamayacaksınız. Sizi buraya getiren Allah sonra öldürecek! Gelişiniz elinde olmadığı gibi kalışınız da elinizde değil denince de şöyle diyorlar: Eh madem ki öleceğiz, o zaman biz de ölene kadar bildiğimiz gibi yaşarız! Ölene ka-dar gam alırız dünyadan diyorlarmış. Sonra âyetin ifadesiyle onlara kendilerine şöyle denince de: Ölüm bir son değildir. Ölümle kurtulacak, sümenaltı edilecek, unutulup gidecek değilsiniz. Unutmayın ki ölümlerinizden sonra yeniden dirileceksiniz! Hayatınızın, yapıp ettiklerinizin hesabını vermek, faturasını ödemek üzere tekrar diriltileceksiniz. Ne yapacaksınız o zaman ya? Denilince de şöyle diyorlarmış: Eh madem ki bir daha dirileceğiz o zaman bir daha kam alırız dünyadan! Kaldığımız yerden devam ederiz hayatımıza! diyorlarmış. Ama bu diriliş önceki diriliş cinsinden olmayacak. Dünyaya dirilmeyeceksiniz, hesap vermek üzere öbür tarafa dirileceksiniz. Yâni sonra yine ona döndürüleceksiniz! denince pilleri bitiyor tabii. Öyleyse Allah karşısında kaçış ve kurtuluş kesinlikle yoktur. Yâni tüm bu olup bitenler sizin dışınızdayken, yâni gelişiniz de gidişiniz de elinizde değilken, neyinize güveniyor da Allah’a kafa tutuyorsunuz? İslâm’ı kapatmaya, kamufle etmeye nereden güç buluyorsunuz? Ölüydünüz! Yoktunuz! Hiçtiniz! Bu varlığınızı, bu hayatınızı, bu gücünüzü biz verdik size! Bu gücünüzü alacağız da! Diyor Rabbimiz. Bakın bunu da anlatıyoruz size. Ölmekle de kurtuluş yok. Hesap kitap için sizi huzurumuza getireceğiz. Öyleyse gelin inat etmeyin! denilmektedir.