Bakara Suresine Dön

Bakaraالبقرة

63. Ayet

63Bakara Suresi

وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

(Hatırlayın!) Hani bir zamanlar sizden söz almış ve Tûr Dağı’nı tepenizde yükseltmiştik. (Ve demiştik ki:) “Size verdiğimiz (Kitab’a) kuvvetle yapışın ve içindeki (öğütleri) hatırlayın ki sakınıp korunabilesiniz.”

Dipnot

Sakınıp korunmak yani takva, Allah’ın (cc) tüm insanlığa emridir.

(bk. 4/Nisâ, 131) Ayet, takvaya götüren en etkili yola işaret etmiştir: Kitab’a kuvvetle yapışmak ve içinde var olan öğütleri hatırlamak.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

63:"Hatırlayın, hani bir zamanlar biz sizden sağ­lam söz almıştık. Tûr dağını da başınızın üzerine kal­dırmıştık. Ve demiştik ki; size verdiğimiz kitaba kuvvet­lice sarılın! İçindekileri hatırlayın! Umulur ki takvalı olursunuz." Hatırlayın hani mîsak alma konusunda size zor da kullan­mış­tık. Bu olayın İsrâil oğullarının tarihinde çok meşhur bir vakıa oldu­ğunda şüphe yoktur. Çünkü Kur’an’ın muhtelif yerlerinde bu olayın anlatıldığını görüyoruz. Allah, Tur’u üzerlerine kaldırarak onlardan bir ahit almıştı. Ken­dilerine gönderilen vahyin sorumluluğunu üstlenmelerini ve o vah-ye sımsıkı sarılmalarını istemişti Allah. Şartlar ne olursa olsun bunu unutmamalarını, onu hep hatırlarında canlı tutmalarını iste­mişti. Hayatlarını onunla düzenlemelerini istemişti. Bu Tur'un kaldırılması meselesi anlatıldığı kadarıyla sanki böyle Tûr dağı İsrâil oğullarının üzerine kaldırılmış, ha bırakıldı ha bı­ra-kılacak; tabi Allah onu neyle kaldırdı bilemiyoruz. Yatmışlar adamlar başlarını, alınlarını kaldırıp bakıyorlar, acaba dalga mı geçiyor Allah bizimle? diye. Ama bu beklentileri de fayda vermeyince tamam diyor­lar! Ya Rabbi dinleyeceğiz seni!! Tehlikeyi görünce "İşittik ve itaat ettik" demişler, ama tehlike­nin kaldırılmasından hemen kısa bir müddet sonra da bunu unutup "İşittik ve isyan ettik" deyiverdiler. "İşittik ama isyan ettik" deyiverdiler. Yâni Allah’a verdikleri bu sözlerini unutuverdiler, yan çiziverdiler. Peki bunu niye anlatı­yor Allah bize? Tarihi bir olay olsun diye mi? Hayır. Bakın Allah bize de böyle bazen imtihanlar gönderiyor. Bi­zim de başımızın üzerine böyle kârlı dağları kaldırıveriyor bazen. Çocu­ğumuz ölüm döşeğinde oluyor bazen, alacaklılar kapımıza dayanıyor bazen, ciddi bir hastalık altında ecel terleri döküyoruz bazen. Yâni bir sıkıntı, bir dert başımızın üzerine kaldırılıyor böylece bizden de ahit alıyor Allah. Belâ ve musîbet anında tamam ya Rabbi! Dinleyeceğim ya Rabbi! Sözünden çıkmayacağım ya Rabbi! der de, yolumuz selâ­mete çıkınca da, başımızın üzerine kaldırılan bu dağ kalkınca da yan çizmeye kalkarsak, unutuverir­sek, bizim de onlardan farkımız kalma­mış demektir. Meselâ adamın babası ölür, çocuğu ölür de bazen, onun heye­canıyla üç gün, beş gün namaza koşar, ama bu olayın tesiri ge­çince de yan çizmeye başlayıverir. İşte böyle yaparsak bizim de bu lânetlik yahudi’den bir farkımız kalmayacak demektir Allah korusun. Evet bu yahudiler öyle cins bir toplum ki; öyle kolay kolay Al­lah’a söz vermeye de yanaşmayan bir toplum. Başlarına dağı kal­dı-rarak ancak ahid veren bir toplum. Zor karşısında kulluğa yana­şan bir toplum.