73:"Biz bunun üzerine dedik ki; o ineğin bir parçasıyla o ölüye vurun!" Bu bir hüküm cümlesi. Neden bunu emrettiğini söyledi Allah. Onun bazısıyla ona vurun! O öldürdüğünüze, bu kestiğinizin bir kısmıyla vurun! Neresiyle vurdularsa. "İşte Allah böylece ölüleri diriltir." Müfessirlerin Allah kulaklarını çınlatsın, böyle âyet buldular mı tamam, alır yürürler. Efendim acaba bu ineğin neresiyle vurdular ki ölüye! Acaba diliyle mi vurdular ki! Kuyruğuyla da olabilir mi ki? Kulağıyla mı? Yoksa neresiyle vurdular ki? Zırvanın tevili olmaz. Allah de-memişse, bunun üzerinde uzun uzun münakaşa yapmanın anlamı yoktur. Eğer bu bilinmeyince bizim dinimiz eksik olacak olsaydı ve mutlaka bilmemiz gereken bir konu olsaydı elbette Allah onu bize bildirirdi diyor ve geçiyoruz. Evet vurdular ineğin bir parçasıyla o cesede; ceset dirildi ve katillerinin kim olduğunu söyleyiverdi. "İşte Allah böylece ölüleri diriltir. Âyetlerini de ak-ledesiniz diye size böylece gösterir." Akledesiniz, aklınızı bunları anlamada kullanasınız diye böylece Allah size âyetlerini gösterir. Demek ki âyetlerden kimileri göze yöneliktir. Ölünün böyle diriltilmesi gibi, inek âyeti gibi. Kimileri de kulağa yöneliktir, şu elimdeki Kur’an’ın âyetleri gibi. Yâni Allah’ın iki tür âyeti vardır. Bunlardan birisi göze yönelik olanlar, birisi de kulağa yönelik olanlar. İşte Allah bu İsrâil oğullarına bir görsel âyet gösterdi. Ölünün dirilip katillerini gözlerinin önünde söylemesi âyetini gösterdi onlara. Niye göstermişti Allah bunu onlara? Bu âyetle onların kalpleri mutmain olsun, kalpleri Allah’a imana yatışsın, bu konuda herhangi bir tereddütleri, şüpheleri kalmasın diye. Ama gelin görün ki bu hainler gözlerinin önünde cereyan eden bütün bu âyetler konusunda bile kalpleriyle mutmain olmak yerine, tatmin olup inanmak yerine yine de kaybettiler. Yine de imana ve itaate yanaşmadılar. Allah’a kulluğa yanaşmadılar. Bundan sonraki âyet bunu anlatacak. Sûrenin öteki âyetlerini tanımak için 2. ciltte buluşmak üzere vel ham-dü lillahi Rabbil’ âlemîn.