77:"Onlar bilmiyorlar mı ki; Allah gizlediklerini de açıkladıklarını da bilir." Halbuki onların açıkladıklarını da gizlediklerini de bilen Allah-tır. Bunlar bilmiyorlar mı ki Allah onların esrarını da bilir, îlanını da? Gizlediklerini de bilir, açıkladıklarını da. Sırlarını, esrarlarını, hattâ en gizlinin gizlisi olduklarını da Allah bilmektedir. İsterse gizli gizli kendi aralarında fısıldaşarak konuşsunlar, isterlerse açık açık konuşsunlar, fark etmez; Allah onların konuştuklarının hepsini bilmektedir. Halbuki Tevrat’ı indiren de, İncil’i indiren de, Kur’an’ı indiren de Allah’tı. Bu adamlar nasıl bir hesap içine giriyorlardı? Kalplerinde ne tür fesatlar taşıyorlardı, bunu da biliyordu Allah. Ve bu bilgileri de Resûlüne ve müslümanlara anında bildiriyordu Rabbimiz. Burada iki şey demeye getiriyorlardı: 1- Tevrat’ta Allah’ın size açıkladığı bu bilgileri, öyle ulu orta her yerde konuşup durmayın! Yoksa Allah bu işin farkına varır da yarın kıyamet günü bizim işimizi bitirir! diyorlardı bir. Sanki Allah bilmiyordu, hainler. 2- Bir de müslümanlar bu bilgileri duydukça ayaklarını sağlam basarlar, dinleri konusunda şüpheye düşmezler ve onları yollarından çevirmemiz güçleşir, bizim işimizi zorlaştırıyorsunuz! Yapmayın! Kendi aleyhinize delil olacak bu bilgileri vermeyin onlara! Diyorlardı. Bugün de yahudi dinli, yahudi karakterli insanların aynı şeyleri yaptıklarına şahit oluyoruz. Müslüman yanında müslüman görünüp kendi başlarına kalınca da: Yahu bu adamlara niye bu kadar imkânlar veriyorsunuz? Niye bu adamlara doktorluk, doçentlik imkânları tanıyorsunuz? Niye bu adamları şu şu makamlara, şu şu mevkilere getiriyorsunuz? Bu İlâhîyat mezunlarını niye müdür yapıyorsunuz? Bu İmam Hatip mezunlarını neden üniversite imtihanlarına sokuyorsunuz? Hattâ yahu bu adamları niye kendi televizyonlarınızda konuş-turuyorsunuz? Bunlar sizden değil! Kur’an da anlatsalar, sünnet de duyursalar bunlar sizden değil, konuşturmayın bunları! İmkân vermeyin bu adamlara! diyorlar. Aynen yahudi mantığı..