Bakara Suresine Dön

Bakaraالبقرة

9. Ayet

9Bakara Suresi

يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ وَمَا يَخْدَعُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَۜ

Allah’ı ve iman edenleri aldattıklarını sanırlar. (Hakikatte) sadece kendilerini aldatmaktalardır. Farkında da değillerdir.

Dipnot

Kitap ehli müşriklerin sapkın Allah tasavvuru için bk. 5/Mâide, 64

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

9: "Bunlar Allah’ı ve mü'minleri aldatmaya çalı­şır­lar." İnandım sözlerinin altında bu aldatmaca yatmaktadır. De­mek ki o inandım diyen adamın hayatına bir bakacağız. Ya da inandım di­yen benim hayatıma bir bakacağım ben önce. Çünkü Kur’an herkes­ten önce beni anlatır. Herkesten önce bana seslenir Kur’an. Hafaza­nallah eğer ben, benden önce karşımdakini anla­maya çalışır, benden önce karşımdakini anlatmaya çalışırsam, Al­lah korusun da o zaman ben, bir sonraki sayfada anlatıldığı gibi ateş yakıp; yaktığı bu ateşle çevresini aydınlatan, ama sonra ken­disi karanlıklar içinde kalan insan gibi olurum. İşte eğer öyle olmak istemiyorsam, o duruma düşmek is-temiyorsam, önce ben kendime bakmalıyım. Kendime bir bakıyo­rum: Allah’a inanıyorum diyorum. Âhirete inanıyorum diyorum. Söz olarak öyle diyorum ama, ya inanmayanlardansam! Ya kendi kendimi aldatıyorsam! Ya inanmadığım halde iman iddiasında bulunuyorsam! Peki neymiş bunun ölçüsü? Nasıl anlayacakmışız bunun aslını? “Bunlar Allah’ı ve mü'minleri aldatmaya çalışır­lar." Allah’ı ve mü'minleri aldatırlarmış onlar. Allah’la ve mü'minlerle dalga geçerlermiş. Eh biraz serinledik değil mi öyle olunca? Çünkü elhamdülillah ki, böyle bir derdimiz yoktur. Allah’a şükür Allah ve mü’-minleri aldatma yolunda değiliz. Ama Allah korusun da ya bizim duru-mumuz şöyleyse: Allah: Şöyle şöyle yapın! dedikçe, Allah: Böyle böyle yapmayın! diye emrettikçe, şöyle diyerek Allah’la dalga geçen­ler-sensek: Tamam Ya Rabbi! Anladım ya Rabbi! Dediğin gibi ya Rabbi! Doğru Ya Rabbi! Ama ne yapayım anam ya Rabbi! Ne yapa­yım ba-bam ya Rabbi! Ne yapayım toplum ya Rabbi! Tamam, anladım da ya Rabbi, şu anda ortam müsait değil! Tamam, namaz, iyi, kılaca­ğım da ama şu anda vaktim yok ya Rabbi! Tamam, anladım, örtüne­ceğim de okul bit­medi henüz! Tamam, kitabınla ilgi kurmam gerekti­ğini anladım da ya Rabbi, ama ne yapayım, işim, aşım elvermiyor! Amirim izin ver­miyor! Yönetmelikler yolumu kesiyor! Âdetler ağır ba­sıyor! Modaya karşı gelemiyorum! Toplum yadırgıyor! Çevrem müsa­ade etmiyor! diyerek Allah’la dalga ge­çenlerdensek. Ya da kitap ve sünnete çağrıldığımız zaman. Her şeyden ve herkesten önce kitabı ve sünneti tanımadan müslüman olamayaca­ğımız gerçeğini öğrendiğimiz zaman: Allah Kerîm be! Allah bekler yahu! Allah kusura bak­maz! diyerek Allah’la alay edenlerdensek, bekleyenlerdensek o zaman Allah korusun, bu âyetlerde anlatılacak insan biziz demektir. Onlar Allah’ı ve mü'minleri aldatmak isterler. Allah ve mü'min-lerle dalga geçmek isterler. İnanmadıkları halde iman gösterisinde bulunarak, mü’min olmadıkları halde mü’min maskesi takarak kullan­dıkları sloganlarla Allah’ı ve insanları al­datmak isterler. Daha önceki âyetlerde söylediğim gibi iman, sadece dil ile ben inandım demekten iba­ret değildir. İman; dilin tasdiki, kalbin tasdiki ve fiilin tasdikidir. Yâni inandım dediği konunun fiille, amelle görüntülenmesidir. Eğer sadece dil ile ben inandım demek yeterli olsaydı, o zaman tüm mü­nâfıkların da müslüman sayılmaları gerekecekti. Zira onlar da biz müslümanız diyorlardı. Halbuki: “Onlar kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söyle­yip duruyorlar!" (Âl-i İmrân: 167) Buyurur âyet-i kerîme. Bakın bu tip insanlara diyor ki Allah : "Oysa onlar sadece kendilerini aldatırlar da far­kında değillerdir." Allah buyurur ki: Sizler ey inanmadıkları halde iman iddia­sında bulunan münâfıklar! Bu tür iddialarınızla ancak kendinizi kandı­rabilirsiniz! Ne Allah’ı, ne de müslümanları kandıramazsınız! Allah’ı zaten kandıramazsınız da, mü’minleri de kandıramazsınız. Çünkü bu aldatmacalarınızla mü'minin, ancak malını alabilirsiniz. Bu yalanlarla mü'minin en fazla canını alabilirsiniz. En fazla öldürür­sünüz onu. Ama ne fark eder, gerekirse ben bir daha veririm ona! Ama ona can cen­nette lâzım zaten. Evet bunlar, inanmadıkları halde iman gösterisinde buluna­rak Allah’ı ve mü'minleri kandırdıklarını zannederler. Ama bakın, Allah kendini mü'minlerin safında kılıyor. Mü'minlere karşı tertiplenen komployu, kendisine yapılmış kabul ediyor. Bu mü'minler için hem en bü­yük bir şeref, hem de onlardan korkma­maları konusunda en büyük bir destektir. Aynı zamanda münâfık­lar için de en büyük bir tehdittir. Yâni onlar bu tür davranışlarıyla başkalarını değil, ancak kendi ken­dilerini aldatıyorlar. Bunu şöyle anlamaya çalışıyoruz: 1-Bu zavallılar, tavırlarıyla gelecekleri konusunda, âhiretleri konusunda kendi kendilerini aldatmaktadırlar. Dünyada inanmış gö­ründüklerinden dolayı kendilerine zahiren İs­lâm’ın hükümleri uygula­nır. Ama Âhirette: "Cehennemin en aşağısına gideceklerdir onlar." (Nisâ: 145) 2- Bunlar niyetlerini gizlemeye çalışırken Allah’ın kalpler­den ge­çen niyetleri bildiğini hesaba katmamakla kendi kendilerini aldat­maktadırlar. 3- Bir de Allah’ın onlarla ilgili âyetler göndererek durumla­rını açığa çıkaracağını bilmediklerinden durumlarının perde arka­sında gizli kalacağını zannederek kendi kendilerini aldatmaktadırlar ama: "Şuurları da yoktur bu konuda." Peki bu kimseler neden böyle davranırlarmış ?