Câsiye Suresine Dön

Câsiyeالجاثية

25. Ayet

25Câsiye Suresi

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ مَا كَانَ حُجَّتَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتُوا بِاٰبَٓائِنَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, “Şayet doğru sözlülerdenseniz, (ölü) babalarımızı getirin de (görelim).” demekten başka hiçbir delilleri yoktur.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

25. “Âyetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman; delilleri yalnızca: “Doğru sözlü iseniz babalarımızı getirin bakalım” demek olur.” Kendilerine âyetlerimiz izlettirilince, âyetlerimiz açık ve net bir biçimde arz edilince, okununca ellerinde hiçbir delilleri olmadığı için, sadece şöyle bir tutanak veya gerekçeye sarılıyorlar. Diyorlar ki, “eğer sâdıksanız, eğer iddianızı eyleme dönüştürme ve ispat etme imkânınız varsa, haydi atalarımızı bize geri getirin bakalım. Daha önce ölmüş atalarımızı bize geri getirin!” Söyleyebildikleri tek şey budur. Eğer Allah varsa, eğer bu âyetler gerçekten Allah’ın âyetleriyse, eğer kitap doğru, peygamber haksa, yaşadığımız bu hayatın sonunda yeniden diriliş ve hesap kitap varsa, haydi öyleyse bizim daha önce ölmüş atalarımızı geri getirin de, size inanalım,” diyorlar. Ne kadar gülünç bir istek değil mi? Be ahmaklar, söyleyin bakalım, şimdiye kadar hangi peygamber, hangi âyet sizin ölmüş atalarınızı geri getiririz, geri getireceğiz demiş ki? Bugüne kadar böyle bir iddiada bulunan olmuş mu? Kim demiş ki bunu? Allah, kitaplarının hiç birisinde sizin atalarınızı dünyaya geri getireceğim demiyor ki! Bugüne kadar gelmiş Allah elçilerinden hiçbirisi “ölmüşleri geri getireceğim!” dememiş ki! Peki ne demiş Allah? “Sizi ve atalarınızı öbür tarafta diriltecek ve âhirette yepyeni bir hayata başlatacağım,” diyor. “Burada yaptıklarınızın hesabını ödemek üzere, yaptıklarınızın karşılığıyla mükafat veya mücazât vermek üzere sizi âhirette tekrar diriltip hesap soracağım,” diyor. Yani şimdi bunun onunla ne ilgisi var? Allah si-zi ve ölmüş atalarınızı tekrar dünyaya geri çevireceğim demiyor ki! Sanki Allah ve peygamberi böyle bir şey diyormuş gibi, “eğer sâdıksanız haydi ölmüş atalarımızı geri getirin,” diyorlar. Ne kadar mantıksız ve aptalca bir söz! Gerçi Rabbimiz daha önce bu dediklerini de gerçekleştirmiştir. Meselâ Bakara sûresi 259. âyette anlatıldığı gibi, evleri-barkları altüst olmuş, hayat belirtisi kalmamış viran bir ülkeye uğrayan ve bu ülkenin bir daha nasıl diriltileceği konusunda Rabbinden bilgi isteyen, yakîn isteyen Üzeyr’i (as), Rabbimizin orada yüz yıl uyutup, öldürüp sonra tekrar dünyaya geri gönderdiğini biliyoruz. Yine Kehf sûresinde anlatıldığı üzere, toplumlarına, krallarına ve krallarının, toplumlarının şirkine başkaldırıp şanlı bir kıyam gerçekleştirmiş “Ashab-ı Kehf” diye bi-linen gençleri, Rabbimizin üç yüz küsur yıl öldürdükten sonra tekrar dünyaya geri getirdiğini de biliyoruz. Yine Bakara sûresinde anlatılan Bakara kıssasında, ineğin bir parçasıyla vurulan bir adamın diriltilip katillerini haber verdiğini de biliyoruz. Allah adamların bu istediklerini de tarih içinde gerçekleştirmiş, ibret olarak ölenlerden kimilerini tekrar dünyaya geri döndürmüştür. Ama adamların dertleri bu da değildir. Adamların bütün dertleri, inkârlarına kılıf bulma çabasıdır.