Câsiye Suresine Dön

Câsiyeالجاثية

31. Ayet

31Câsiye Suresi

وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا۠ اَفَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنْتُمْ قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ

Kâfirlere gelince (onlara): “Ayetlerim size okunmadı mı? Sizler de büyüklük taslayıp suçlu günahkâr kimseler olmadınız mı?” (denir.)

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

31. “Ama, inkâr eden kimselere denir ki: “Âyetlerim size okunmuş, siz de büyüklenip suçlu bir millet olmuştunuz değil mi?” Kâfirlere, küfredenlere, örtenlere, örtbas edenlere, Allah’ın tek Rabb ve yegâne İlâh olduğu gerçeğini örtenlere, Allah’ı gündemlerinden düşürerek, hesaba katmayarak yaşayanlara, Kitabı örtenlere, Al-lah’ın önlerine açtığı kitabı görmezden gelerek, kitabın defterini dürerek, Allah’ın insan hayatına koyduğu işaret levhalarını örtenlere, örtbas edenlere, kitaptan habersiz hayat yaşayanlara, kendi hevâ ve he-veslerini putlaştırıp nefislerinin istediği, canlarının çektiği gibi, kendi bildiklerine göre bir hayat yaşayanlara, merhameti bol olan Allah’ın elçi göndererek kendilerine açtığı rahmet kapılarından istifade etmeden yaşayanlara, nebilerle tanışmayan, peygamberlerinin sünnetinden habersiz yaşayanlara, rahmet kapılarını kapatanlara, nankörlük yapanlara, Allah’ın hak yasalarını tanımazlıktan gelenlere gelince, ba-kın onlara da şöyle denilecek: “Size Benim âyetlerim okunmuyor muydu? Sizler Benim âyetlerimi izlemiyor muydunuz? Âyetlerimi takip etmiyor muydunuz? Gör-müyor muydunuz Benim âyetlerimi? Kur’an’daki kulaklarınıza hitap eden şu metluv âyetlerimi, kâinata serpiştirdiğim, gözlerinize hitap eden şu meşhûd ve görsel âyetlerimi, içinize, bedenlerinize koyduğum şu enfüsî âyetlerimi okumuyor muydunuz? Görmüyor muydunuz bunları? Bütün bu âfak ve enfüsî âyetlerim size bir şey demiyor muydu? Sizin için bir şey ifade etmiyor muydu bu kadar âyet?” “Bu âyetlerimi okuyordunuz, bu âyetlerim size okunuyordu. Dünyada bu âyetlerimi size izlettiriyordum. Ama sizler istikbar ediyordunuz. Âyetlerim karşısında büyükleniyor, kibirleniyordunuz. İhtiyaçsız ve eyvallahsız davranıyordunuz. “Biz bize yeteriz! Bizim kimseye ihtiyacımız yoktur! Bizim gücümüz, kuvvetimiz var! Bizim devletimiz, saltanatımız var! Bizim atımız, arabamız var! Bizim itibarımız, kredimiz var! Bizim şu anda uyguladığımız sistemlerimiz var! Bu nedenle bizim Allah’a da, O’nun âyetlerine de, O’nun peygamberine de, O’nun sistemine ve hayat programına da ihtiyacımız yoktur!” diyor ve büyükleniyordunuz. Kendi âyetlerinizi Allah’ın âyetlerinden üstün görüyordunuz. Kendi yasalarınızı, kendi ideolojilerinizi Allah yasalarından üs-tün görüyordunuz.” “Bu halinizle siz suç işleyen kimselerdiniz. Allah’a, Allah’ın âyetlerine, Allah’ın kitabına, Allah’ın sizin adınıza gönderdiği hayat programına, Allah’ın elçilerine, kendinize, nesillerinize, toplumlarınıza, insanlığa ve tüm kâinata karşı suç işliyordunuz. Zira yeryüzünde işlenebilecek en büyük suç, küfür ve şirk suçudur. Yeryüzünde en büyük suç, kişinin kendisini yaratana kulluk makamından çıkarıp kendi kendisinin, ya da başkalarının kulu makamına indirmesidir. Yeryüzünde bundan daha büyük bir suç düşünmek mümkün değildir. Sizler yeryüzünde sizi yaratan Rabbinizi unutup kendi tanrılığınızı ilân ediyordunuz. Allah’ın yasalarını kaldırıp onun yerine kendi yasalarınızı ikâme ediyordunuz. Böylece Allah kullarını Allah’a kulluktan koparıp, kendinize kul-köle ediniyordunuz. Yeryüzünde, yeryüzünün yaratıcısına ha-yat hakkı tanımıyordunuz. Allah’ın sistemine uygulama alanı vermi-yor, Allah’ın mülkünde Allah’a söz hakkı vermiyordunuz. Kendinizi büyük görüp insanları küçük görüyordunuz.” “Dün de, bugün de bu tür insanlar pek çoktur. Cüceyken kendilerini dev aynasında gören, Allah’a savaş ilân ederek büyüyeceklerine inanan, Allah’a söverek büyüdüğünü zanneden, Allah’ın sisteminin aleyhinde konuşunca büyüdüğünü zanneden, Allah karşısında güç iddiasında bulunan, Allah karşısında bilgi iddiasında bulunan insanlar hep olmuştur. Allah onlara şöyle buyuracak: “Bana karşı, insanlara karşı suç işlediniz. İnsanların kanlarını emdiniz. Onların ırzlarına, namuslarına uzandınız. Kendi arzularınız, kendi siyasi görüşleriniz yeryüzünde hakim olsun diye Benim sistemimi diskalifiye ettiniz. Benim kullarımı zorla kendinize kul-köle edindiniz. Benim kullarım duymasınlar diye âyetlerimi örttünüz, âyetlerimi gündemden düşürdünüz, onların öğrenilmesini yasakladınız. Ama bütün bunları yaparken şunu hiç mi hiç düşünmediniz, şuna hiç yanaşmadınız: