12. “Yeryüzünde kalsak da Allah’ı aciz bırakamayacağımız, başka yere kaçsak da, O’nu aciz kılamayacağımız gerçeğini şüphesiz anladık.” Bir de dinlediğimiz Kur’an’la, Kur’an sayesinde şunu da anladık ki, “Allah’ı yeryüzünde mümkün değil aciz bırakamayız.” Biz kim, Allah’ı aciz bırakmak kim? diyorlar. Cinler hakkındaki temel yanlışlardan birisi de bu muydu? Öyle zannetmiyorlar mıydı insanlar? Cinler her şeyi beceren, her şeye güç yetiren, güçlü kuvvetli varlıklardır. Sanki cinlerin gücü Allah gücüne eş. Onları Allah makamına oturtmamışlar mıydı insanlar tarih içinde? Halbuki bakın cinler diyorlar ki, ne üzerine giderek, ne de kaçarak Rabbimizden kurtulmamız mümkün değildir. Bırakın O’na bir şeyler yaparak karşı gelmeyi, kaçarak, saklanarak bile O’ndan kurtulmamız, O’nu aciz bırakmamız, O’na kar-şı gelmemiz asla mümkün değildir. İşte cinlerin gücü. Onların insanlara karşı yapabilecekleri hiçbir şey yoktur. Yani ben Allah’a kulluğa karar vereceğim, Rabbime O’-nun istediği kulluğu icraya koyulacağım, hayatımı Allah için yaşayacağım, namaz kılacağım, oruç tutacağım, sonra da cinler de güçlü olacaklar ve benim kulluğumu bitirecekler. Ellerindeki bir makasla Rabbimle benim aramdaki kulluk ipini kesecekler ve benim kulluğumu engelleyecekler, bu asla mümkün değildir. Böyle beni onların tasallutundan koruyamayacak kadar aciz bir Allah da benden kulluk isteyecek, bu mümkün değildir. Onun içindir ki Allah’a kulluğa karar veren bir Müslümana onların yapabilecekleri hiçbir şey yoktur. İşte zaten bakın burada onlar hadlerini bilerek bunu çok açık bir şekilde itiraf ediyorlar.