Cin Suresine Dön

Cinالجن

19. Ayet

19Cin Suresi

وَاَنَّهُ لَمَّا قَامَ عَبْدُ اللّٰهِ يَدْعُوهُ كَادُوا يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًاۜ۟

Şüphesiz ki Allah’ın kulu (Muhammed), O’na dua etmek için kalktığında, neredeyse ona karşı keçe gibi (birbirlerine kenetlenecek ve düşmanlık edecek)lerdi.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

19. “Allah'ın kulu Muhammed, O’na yalvarmak, namaz kılmak için kalkınca, nerdeyse çevresinde keçeleşirler, birbirlerine girerlerdi.” Abdullah kıyam edince. Rasulullah Efendimizin Kur’an-ı Kerîm’de zikredilen beş isminden birisi de Abdullah’tır. Abdullah, Müzzemmil, Müddessir, Ahmed ve Muhammed. Kimilerine göre Taha ve Yâsîn de Rasulullah Efendimize hitap olduğuna göre bunlar da onun isimleridir. Abdullah kıyam ettiğinde, Abdullah doğrulduğunda, Abdullah dinle ayağa kalktığında, diniyle doğrulduğunda veya dinini doğrulttuğunda. Ama ­˜Y­2²G«< dua etmeye yönelik doğrulduğunda, Rabbine dâvetiye çıkarıp, Rabbinin arzularını çağırıp, çağrıştırıp O’nun dinini ayağa kaldırmak, O’nun arzularını egemen kılmak için doğrulduğunda veya hayatını düzenleyecek Rabbinden mesaj alacağı namaza doğrulduğunda, namaz için doğrulduğunda yani kıyam ettiğinde, kıyamı gerçekleştirdiğinde, kıyama kalktığında. Allah’ın Resûlü kıyama kalktığında: Hemen neredeyse onun etrafında keçelenivereceklerdi. Sanki onun etrafında böyle iç içe giriverecekler, üst üste yığılıvereceklerdi. Sanki kıyam eden Allah Resûlü’nün üzerine üşüşüvereceklerdi. Bunun bir kaç mânâsı vardır: 1- Allah’ın Resûlü namaz kılmak için doğrulduğunda onu dinleyen, onun okuduğu Kur’an’la tanışan cinler, “acaba ne oluyor? Acaba ne yapıyor peygamber? Acaba ne okuyacak? Acaba bu kıyamın hedefi ne? diye merak içinde Rasulullah Efendimizin yaptığını görebilmek, okuduğunu duyabilmek için onun çevresinde âdeta keçeleşiverecekler, sanki onun üstünü örtüverecekler, birbirlerinin üstüne bini-verecekler veya iç içe giriverecekler. Cinlerin o andaki durumları anlatılıyor. 2- Kâfirlerin durumu anlatılmaktadır. Onlar da bu işin peşindeydiler ya. Namaz imanın eylemiydi ya. Namaz imanın ispatı, namaz imanın kıyamıydı ya. Namaz kişinin imanının dışa yansıyan bölümüydü ya. Namaz imanın tezahürü ve görüntüsüydü ya. İşte Abdullah i-manını dışa taşımak, taşırmak, imanını ilân etmek üzere namaza doğrulduğunda, tüm kâfirler bunun mahiyetini öğrenmek için meraklarından onun etrafında yığılıveriyorlardı. 3- Kâfirler, zalimler imanını açığa vuran, imanının ilânı olan namazı gerçekleştiren Abdullah’ın bu imanını, bu dâvetini yok edebilmek, boğabilmek için onun üzerine çullanıyorlardı. Çünkü kâfirler, müşrikler o günlerde namazın peşindeydiler. Bir kişinin inanıp inanmadığını namazla anlayabiliyorlardı. Öyle değil mi? Bir adamın mü’-min olup olmadığını sadece bir namaz vakti içinde anlamak mümkündür. Çünkü kişi bu süre içinde mutlaka namaz kılacak ve imanını dışa vuracaktır. Namaz mü’minin kimliğini okuma makamıdır. Onun içindir ki o günlerde kâfirler namazın peşindeydiler ve Abdullah namaza doğrulduğunda kâfirler onun çevresini sarıyorlar, onu bu işten engelleyebilmek, onun kıyamını bitirebilmek için hileler, tuzaklar düşünüyor, komplolar kurmaya çalışıyorlardı. 4- Abdullah sosyal hayattaki kıyamın maketi olan namaza doğrulduğu, öteki kıyamın zeminini hazırlamak üzere namazın kıyamını gerçekleştirdiği zaman çevresindeki mü’minler onun etrafında neredeyse keçeleşivereceklerdi. Yani neredeyse önderlerini, liderlerini düşmanlarından gelebilecek bir tehlikeye karşı koruyabilmek için onun etrafında etten kemikten bir kale oluşturuveriyorlardı. Kıyama inanan kişi, bu imanını eyleme dönüştürmeyi becerince, tüm insan ve cin kâfirlerince hedef tahtası haline gelirken, beri ta-rafta tüm insan ve cin mü’minlerinin desteğini de elde etmiş olacaktır. Ama buna inanan kişi sadece inanmış, ama bu imanını eyleme dönüştürmemişse, onun başı derde girmeyecek, silik şahsiyetli birisi o-larak rahat bir hayat yaşayabilecektir. 5- Abdullah kıyama kalktığında, kıyamı gerçekleştirdiğinde, etrafında yığınlarla gönüllü yiğit bulabiliyordu. Yani kıyama inanan kişi bu imanının eylemini gerçekleştirmek üzere kıyama kalktığında etrafında yığınlarla taraftar bulacaktır. İnsanlar etrafında keçeleşeceklerdir onun. Bunun örneklerini yakın tarihimizde çok gördük. Uzağa gitmeye gerek yok, koskoca Rus ordusuna karşı dört kişiyle başlayan bir Afgan kıyamının sonucunu biliyoruz. Demek ki bizler de imanlarımızın eylemini gerçekleştirmek ü-zere kıyama yönelirsek, unutmamalıyız ki kimileri bizi destekleyecek, kimileri de kösteklemeye çalışacaktır. Ama inanır ve imanın eylemini gerçekleştirmezsek işte şu anda yaşadığımız gibi yaşar gideriz. Destekçimiz de olmaz, köstekçimiz de. Meselâ bir kadın örtünmeye inanıyor. İşte bu kadın bu imanının eylemini gerçekleştirmek üzere kıyamı gerçekleştirip örtünüverdi mi, elbette çevresinden kimileri destekleyecek, kimileri de köstekleyecektir. Ama örtünmesi gerektiğine inanıp bu imanının eylemini, kıyamını gerçekleştirmese, hiç de böyle şeyler olmayacaktır.